GÜNCEL

‘Çorum’un güçlü kalması, Türkiye’nin de güçlü kalması demektir’

Büyük Birlik Partisi (BBP) Çorum İl Başkanlığı tarafından iftar programı düzenlendi.

Büyük Birlik Partisi (BBP) Çorum İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programında konuşan BBP Genel Başkan Yardımcısı Fehmi Güney, Anadolu’da güçlü şehirlerin Çorum gibi daha fazla desteklenmesinin istihdamı artıracağını, göçü azaltacağını ve yerinde kalkınmayı güçlendirireceğini belirterek; “Çorum’un zaten var olan üretim kültürü ve sanayi disiplini buna hazır. Çorum’un güçlü kalması, Türkiye’nin de güçlü kalmasıdır” dedi

İskele Park Restoran Kafe’de yoğun katılımla gerçekleşen programına Belediye Başkan Yardımcısı Ünsal Yeter, BBP Çorum İl Başkanı Özkan Yandım, Merkez İlçe Başkanı Koray Mustafa Tutkun, Alperen Ocakları Başkanı Selçuk Adnan Ayan, ilçe başkanları ve çok sayıda partili katıldı.

Teşkilat mensuplarının ve davetlilerin bir araya geldiği etkinlikte, birlik, beraberlik ve kardeşlik mesajları verildi.

​Programda konuşan İl Başkanı Özkan Yandım, katılımlarından dolayı tüm teşkilat mensuplarına teşekkür etti.

Yandım; “Mübarek Ramazan ayının bereketini ve maneviyatını paylaştığımız bu güzel akşamda sizlerle aynı sofrada buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bugün burada kurduğumuz bu sofra sadece bir iftar sofrası değildir; birliğin, kardeşliğin ve gönül beraberliğinin sofrasıdır. Bizler aynı inanca, aynı vatana ve aynı geleceğe gönül vermiş insanlarız. Bu sofrada farklılıklarımız değil, ortak değerlerimiz konuşur. Bu sofrada kırgınlık değil, kardeşlik büyür. Büyük Birlik Partisi olarak bizim siyaset anlayışımız; milletimizi ayrıştıran değil, birleştiren, gönülleri buluşturan bir anlayıştır. Çünkü biz biliyoruz ki güçlü bir Türkiye ancak birlik içinde, kardeşlik ruhuyla mümkündür. Bu güzel akşamda davetimize icabet eden tüm hemşehrilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Rabbim tuttuğumuz oruçları kabul eylesin, sofralarımızdan bereketi, gönüllerimizden kardeşliği eksik etmesin” dedi

İftar programına katılan BBP Genel Başkan Yardımcısı hemşehrimiz Fehmi Güney ise "Bu mübarek Ramazan akşamında, Çorum’da aynı sofranın etrafında buluşmanın huzurunu yaşıyoruz.” Diyerek konuşmasına başladı.

‘İftar sofrası sadece oruç açtığımız bir an değildir; günün yorgunluğunu bıraktığımız, kalbimizi yumuşattığımız, birbirimizi yeniden hatırladığımız bereketli bir buluşmadır.’ diyen Güney; “Bu sofrada bir lokma ekmek bölüşülür ama aslında paylaşılan şey sadece ekmek değildir; muhabbet paylaşılır, vefa paylaşılır, kardeşlik paylaşılır. O yüzden Çorum’da iftar sofraları kalabalık olduğu kadar samimidir de. İnsanın içini ısıtan, “şükür ya rabbi” dedirten bir tarafı vardır. Kıymetli hemşehrilerim, Ramazan bize her yıl aynı hakikati yeniden öğretir: Birlik olursak güçleniriz, paylaşırsak çoğalırız, gönül alırsak yolumuz açılır. Bu akşam burada yan yana oturmamızın kıymeti de buradan gelir. Çünkü biz aynı hilalin altında, aynı kıblede buluşanlarız. Özü bir, sözü bir; dili bir, tavrı bir bir camianın insanlarıyız. Farklı düşünsek bile aynı sofrada buluşmayı biliriz. Farklı dertlerimiz olsa bile aynı duaya “âmin” demeyi biliriz.” ifadelerini kullandı

Çorum’un zor zamanlarda da ayakta kalmayı bilen bir şehir olduğunu vurgulayan Güney, “Çünkü Çorum, kendi emeğine güvenen, kendi alın terine yaslanan, “işini bilir, gücünü bilir” bir şehir. Bunu söylerken bir slogan söylemiyorum; hepimiz görüyoruz. Çorum sanayisiyle, esnafıyla, zanaatkârıyla, çiftçisiyle üretmeyi bilen bir memleket. Bir yanda tezgâhını açıp rızkının peşine düşen esnafımız var; bir yanda sabahın erken saatinde tarlaya giden üreticimiz var; bir yanda atölyesinde, fabrikasında işini büyütmeye çalışan girişimcimiz var. Çorum işte bu noktada çok kıymetli bir örnek. Çünkü Çorum, “kendi kendine yeten” şehir derken; yalnızca tüketen değil, üreten, yalnızca talep eden değil, değer oluşturan bir şehirden bahsediyoruz.” şeklinde konuştu

Çorum’un potansiyelinin konuşulan rakamların da üstünde olduğunu ifade eden Güney, konuşmasını şu şekilde sürdürdü; “Çorum’un emeği, kabiliyeti, sanayi kültürü, çalışkan insanı daha fazlasını kaldırır. Yeter ki üreticinin maliyeti hafiflesin; yeter ki yatırımcının erişimi kolaylaşsın; yeter ki çarklar daha rahat dönsün. Bir başka önemli gerçek daha var: Sanayinin belli bölgelerde yığılması, ülke için de şehirler için de riskli bir tablo. Türkiye’nin üretim yükünün önemli kısmının belli havzalarda toplanması, hem ekonomik hem stratejik açıdan kırılganlık oluşturuyor. Bunun yerine, Anadolu’nun güçlü şehirlerinin Çorum gibi daha fazla desteklenmesi; istihdamı artırır, göçü azaltır, yerinde kalkınmayı güçlendirir. Çorum’un zaten var olan üretim kültürü ve sanayi disiplini buna hazır. Çorum’un güçlü kalması, Türkiye’nin de güçlü kalmasıdır. Son açıklanan ihracat rakamlarına baktığımızda da Çorum’un son yıllarda çok ciddi bir ivme yakaladığını görüyoruz. Bu, hepimiz için gurur verici bir tablo. (6 Milyar 209 Milyon Dolar, 2025 Çorum) Çünkü ihracat, sadece para kazanmak demek değildir; emek demektir, kalite demektir, rekabet demektir, dünya ile aynı masaya oturmak demektir. Çorum bunu yapıyor. Ve bunu yaparken de şehrin karakterini bozmadan yapıyor: Çalışarak, sabrederek, üreterek. Aynı şekilde tarım tarafında da Çorum’un bereketi var. Buğdayından arpasına, nohutundan soğanına, pancarından ayçiçeğine; toprağın verdiğini kıymete çeviren bir irade var. Yani Çorum, sadece bir alanda yürüyen değil; sanayiyi de tarımı da birlikte taşıyabilen, denge kurabilen bir şehir. Bu denge, bizi güçlü kılar. Çünkü denge, zor zamanlarda ayakta kalmanın adıdır. Değerli kardeşlerim, İşte tam da bu nedenle, bu akşamın en kıymetli mesajı şudur: Biz bir arada oldukça güçlüyüz. Çünkü birlik, sadece aynı fotoğrafta görünmek değildir; aynı duyguda buluşmaktır. Birbirine yük olmak değil, birbirinin yükünü almaktır. Birbirini yormak değil, birbirine omuz vermektir. Ramazan da tam olarak bunu öğretir. “Ben” demeyi azaltır, “biz” demeyi artırır. İnsanı yumuşatır. Kalbi inceltir. Ve bazen bir sofrada yan yana oturmak, uzun uzun konuşmaktan daha çok şeyi anlatır. Bu yüzden bu akşamın kıymetini bilelim. Bir selamı çoğaltalım. Bir tebessümü esirgemeyelim. Bir büyüğümüzün elini sıkmayı, bir gencimizin gözünün içine bakıp halini hatırını sormayı ihmal etmeyelim. Ben, bu iftar buluşmasını sadece bir program olarak görmüyorum. Bu akşamı, Çorum’da muhabbeti tazeleme akşamı olarak görüyorum. Aramızdaki bağı kuvvetlendirme akşamı olarak görüyorum. Kırgınlık varsa bitirme, uzaklık varsa kapatma akşamı olarak görüyorum. Çünkü bu camiayı büyüten şey; en çok da gönül bağıdır. Sözlerimi fazla uzatmadan şunu da söyleyeyim: Bu şehirde ne zaman bir araya gelsek, moralimiz yükseliyor. Ne zaman birbirimizi dinlesek, yolumuz açılıyor. Ne zaman aynı sofrada buluşsak, içimiz ferahlıyor. Demek ki bizim ihtiyacımız olan şey, daha fazla bir arada olmak. Daha fazla kenetlenmek. Daha fazla birbirimize “ben buradayım” demek. İnşallah bu mübarek günler, hanelerimize huzur getirirken, aramızdaki muhabbeti de çoğaltsın. Çorum’da kardeşliğimizi güçlendirsin. Camia olarak birliğimizi pekiştirsin. Gençlerimize umut, büyüklerimize sağlık versin. Rabbim tuttuğumuz oruçları kabul eylesin. Sofralarımıza bereket, evlerimize huzur, gönüllerimize ferahlık nasip etsin. Bizleri bu güzel Ramazan ikliminde birbirimize daha çok ısındırsın, daha çok yaklaştırsın. Bu akşam burada bulunarak soframıza bereket kattığınız için hepinize yürekten teşekkür ediyorum.”

Programda BBP Genel Başkan Yardımcısı Fehmi Güney’e Çorum FK atkısı hediye edildi.

Programın devamın il divan toplantısı gerçekleştirildi.

Güney partililerle parti çalışmaları ile ilgili istişare yaptı.