Burak Karaca
Macklemore (Benjamin Haggerty), 1983 yılında doğmuş, pop-rap tarzı şarkılarıyla ünlü Amerikalı rapçidir. YouTube kanalı 6,5 milyardan fazla izlenen şarkıcı, 2023 yılından itibaren toplumsal ve siyasi konulardaki açıklamaları, insan hakları ve Filistin’e dair savunduğu savaş karşıtı tutumuyla kamuoyunda daha fazla dikkat çekmektedir.
Şarkıcının açıklamaları kolektif özgürlük inancına dayanır. Konserlerinde ve mitinglerde yaptığı konuşmalarda sıklıkla “farklılıklarımızdan ziyade benzerliklerimize” ve “bizi birleştiren ortak insani değerlere” vurgu yapar. Eylül 2026’da New Jersey’deki MetLife Stadyumunda verdiği konserde de Filistin’e destek veren ve büyük yankı uyandıran bir konuşma yapmış, bu gerekçeyle Ed Sheeran’ın Amerika turnesinden çıkarılmıştır. Bunun ardından aynı turnede yer alan birçok şarkıcı da turneden çekilme kararı almıştır.
Macklemore’un Filistin için bestelediği Hind’s Hall şarkısı, adını 2024 yılında İsrail’in Gazze saldırıları sırasında ailesiyle birlikte bombalardan kaçarken araçta mahsur kalan 6 yaşındaki Hind Rajab’dan almaktadır. Araçtaki herkes öldürülmüş, Hind Rajab ise uzun süre kurtarılmayı beklemiştir. Ancak İsrail, ona ulaşmaya çalışan yardım ekibini de hedef almış; Hind Rajab da yardım ekibiyle birlikte katledilmiştir.
Bu olay üzerine Nisan 2024’te Columbia Üniversitesinde öğrenciler saldırıları protesto etmiş, kampüsteki Hamilton Hall binasını işgal ederek binaya gayriresmi olarak Hind’s Hall adını vermişlerdir. Bu olaylardan ilham alan Macklemore, Mayıs 2024’te şarkıyı yayımlamıştır. Eylül 2024’te ise Filistinli sanatçılarla birlikte şarkının devamı olan Hind’s Hall 2’yi çıkarmıştır.
Hind’s Hall, Filistin’deki insani krize dikkat çeken ve ABD hükümeti ile müzik endüstrisinin sessizliğini eleştiren güçlü bir siyasi protesto şarkısı haline gelmiştir. Macklemore, şarkının tüm dijital platform gelirlerinin kalıcı olarak Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansına (UNRWA) aktarılacağını duyurmuştur.
What you willin’ to risk? What you willin’ to give?
(Neyi riske almaya hazırsın? Neyi vermeye hazırsın?)
What if you were in Gaza? What if those were your kids?
(Ya Gazze’de olsaydın? Ya o çocuklar senin çocukların olsaydı?)
If the West was pretendin’ that you didn’t exist
(Batı, sanki sen hiç yokmuşsun gibi davransaydı...)
You’d want the world to stand up and the students finally did, let’s get it, get it
(Dünyanın ayağa kalkmasını isterdin; işte öğrenciler nihayet bunu yaptı, hadi harekete geçelim!)




