Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Çorum Şubesi İran-Lübnan ve Filistin’e destek amacıyla basın açıklaması yaptı.
Çorum Şehir Stadı önünde düzenlenen basın açıklamasında ABD ve İsrail’in saldırısı altında bulunan İran-Lübnan ve Filistin’e destek verilerek İsrail parlamentosunda çıkartılan Filistinlere idam yasası ile Mescidi Aksanın 839 yıl sonra ilk defa kapatılmasına tepki gösterildi.

Basın açıklamasında konuşan AGD Çorum Şube Başkanı Selim Cebeci, Siyonist İsrail ve onun emir eri konumundaki ABD’nin, kardeş ülke İran’a yönelik başlattığı saldırının üzerinden bir ayı aşkın bir süre geçtiğini belirterek, “Bu süre zarfında çok sayıda İranlı kardeşimiz şehit olmuş ancak bu kayıplar başta İran halkı olmak üzere tüm ümmeti daha da kenetlemiştir. İran’ın kısa bir süre içerisinde beyaz bayrak sallayacağını uman Trump –Netanyahu ikilisinin hevesi hamdolsun ki kursağında kalmıştır. İsrail işgali altındaki topraklara ve bölgedeki ABD üslerine füze yağdıran İran bugün tüm İslam alemi adına çarpışmaktadır” dedi.
Bugün dünyanın ikiye ayrıldığını ve bir tarafta, zulmü örgütleyenlerin, kan üzerinden düzen kuranların ve insanlığı sömürenlerin olduğunu ifade eden Selim Cebeci,
“Diğer tarafta ise; direnenler, iman edenler, teslim olmayanlar bulunmaktadır. Biz dün olduğu gibi bugün de; direnenlerin tarafındayız. İman edenlerin safındayız. Teslim olmayanlar zümresindeyiz. Açık konuşuyoruz. Bugün İslam coğrafyasında yaşananlar, basit bir mücadele değildir. Bugün İslam coğrafyasında yaşananlar,
bir kuşatma planıdır. Bir dizayn operasyonudur. Bir ümmeti teslim alma projesidir.
Bugün; İran’a saldırıyorlar, Lübnan’ı bombalıyorlar, Filistin’i yakıp yıkıyorlar, çünkü biliyorlar ki, bu hat düşerse, ümmetin direniş hattı çökecektir. Ama biz buradan ilan ediyoruz. O hat düşmeyecek. O direniş kırılmayacak. Şimdi hep birlikte söyleyelim.
İran’da kardeşlerimizin yanındayız. Lübnan’da kardeşlerimizin yanındayız. Filistin’de kardeşlerimizin yanındayız. Bu saldırılar, bir inancı yok etme girişimidir, bir ümmeti diz çöktürme çabasıdır, ama biz buradan haykırıyoruz, bu ümmet diz çökmez. Bu ümmet teslim olmaz. Bu ümmet asla boyun eğmez. Bugün İran’da vahşi katliamlara imza atanların bir hedefinin de Lübnan olduğunu görüyoruz. Bu vesileyle İsrail rejiminin canına okuyan ve şu ana kadar çok sayıda işgalci askeri cehenneme gönderen Lübnan direnişini selamlıyoruz. Lübnan’da direniş bayrağını dalgalandıran tüm kardeşlerimize muvaffakiyetler diliyoruz. Ve sözü davamızın odak noktası, zafer nişanemiz Kudüs’e getirmek istiyoruz. Bugün Filistin’de son derece vahim olan olaylar yaşanmaktadır. İlk kıblegahımız olan Mescid-i Aksa’mız bir ayı aşkın bir süredir kapalı tutulmaktadır. Bir ayı aşkın bir süredir secdelere, tekbirlere hasret kalan Aksa’mız siz değerli milletimizi beklemektedir. Mehmetçiğimizin özlemini çeken Mescid-i Aksa’mız bir büyük tehlike ile daha karşı karşıyadır. Bu bağlamda,
direnişteki kardeşlerimizin aktardığı üzere, Mescid-i Aksa’mızın altındaki kazı çalışmaları tüm hızıyla devam etmektedir. Bu ne demektir biliyor musunuz?
Mescid-i Aksa’mız her an her saniye yıkılma tehdidiyle karşı karşıyadır.
O nedenle diyoruz ki; bu ümmet bir varlık-yokluk savaşının içerisindedir.
Varlık savaşı veren bu ümmetin tek yumruk olması ve birlik içerisinde hareket etmesi de bir zarurettir. Bu vesileyle belirtmek isteriz ki; Ümmet-i Muhammed’in hayati bir mücadele verdiği bu süreçte kim olursa olsun vahdeti bozacak adımlar atmak en hafif tabirle şuursuzluktur. Zira ümmetin dağınıklığı; İsrail rejiminin güç aldığı en büyük unsurdur. İşte bundan dolayı Siyonist zalimler, Filistinli esirlerin idamına yol açacak kanunu rahatça onaylayabilmişlerdir” ifadelerini kullandı.
“Şartlar böyleyken ve İran’da, Lübnan’da, Filistin’de kardeşlerimiz direniş destanı yazarken biz susamayız, sessiz olamayız, elimiz kolumuz bağlı oturamayız.
Merhum liderimiz Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın da dediği üzere, İslamiyet hücum dinidir” diyen Cebeci, “Ey İslam ülkelerinin idarecileri, İsrail ancak güçten anlar. İsrail’i diplomasiyle yok edemezsiniz. Siyonizm mikrobunu ortadan kaldırmak istiyorsanız,
Yahya Sinvar’ın, Muhammed Deif’in, Salih Aruri’nin ve İsmail Heniyye’nin yolundan gitmelisiniz. Donald Trump’a meydan okumalısınız. Ve Benjamin Netanyahu’nun alnına silahı dayamalısınız. Bu iş ancak böyle çözülür” ifadelerini kullandı.





