Çorum Eczacı Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erol Afacan, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlaması nedeniyle yaptığı açıklamada, "Yeni bir eğitim-öğretim yılına daha başladık. Okullarımızın kapıları açıldı, sıralar yeniden doldu. Çocuklarımız yeni defterlerinin ilk sayfalarını açarken ailelerin heyecanı, öğretmenlerimizin sorumluluğu ve toplum olarak hepimizin geleceğe dair beklentileri de yeniden tazelendi. Ama eğitim denildiğinde meseleyi yalnızca okul binası, sınıf, öğretmen ve ders kitabından ibaret görürsek en büyük yanılgıyı daha yolun başında yapmış oluruz" dedi.

Eğitimin bir milletin ortak meselesi olduğunu kaydeden Erol Afacan, "Bir ülkenin gelişmişliğini yalnızca sahip olduğu doğal kaynaklar, fabrikalar, yollar ya da teknolojik imkânlarla ölçemezsiniz. Dünyada güçlü olan, söz sahibi olan ve refah seviyesini yükselten toplumların ortak özelliğine baktığınızda karşınıza aynı gerçek çıkar:

Üreten toplumlar güçlüdür. Ancak üretmek yalnızca fabrikada bir ürün ortaya çıkarmak değildir. Bilgi üretmek, teknoloji üretmek, bilim üretmek, sanat üretmek, fikir üretmek, çözüm üretmek ve en önemlisi değer üretmek de üretimin bir parçasıdır.

Peki üretken bir toplum nasıl oluşur? Elbette iyi bir eğitim sistemiyle. Fakat burada da eğitim sistemini yalnızca Millî Eğitim Bakanlığının, okulların ve öğretmenlerin sorumluluğuna bırakmak kolaycılık olur. Çünkü bir çocuğun ilk okulu evidir. İlk öğretmenleri anne ve babasıdır. Çocuklarımız bizlerin söylediklerinden çok yaptıklarımızı öğrenirler. Kitap okumasını istediğimiz çocuğun bizi kitap okurken görmesi gerekir. Çalışkan olmasını istediğimiz çocuğa emeğin kıymetini göstermemiz gerekir. Saygılı olmasını bekliyorsak birbirimize nasıl davrandığımıza dikkat etmemiz gerekir. Çocuğumuza sürekli "başarılı ol" demek yetmez. Başarının yalnızca yüksek not almak olmadığını da anlatmamız gerekir. Başarı; merak etmektir. Soru sormaktır. Araştırmaktır. Yanlış yapmaktan korkmamaktır. Bir problemi gördüğünde şikâyet etmek yerine çözüm aramaktır. Ve bazen defalarca başarısız olduktan sonra yeniden ayağa kalkabilmektir" ifadelerini kullandı.

Cemil Çağlar’dan okullarda inceleme
Cemil Çağlar’dan okullarda inceleme
İçeriği Görüntüle

"Çocuklarımızı sınavlardan yüksek puan alan bireyler olarak değil, düşünen, sorgulayan, üreten, sorumluluk alan insanlar olarak yetiştirebilirsek gerçek başarıya ulaşabiliriz" diyen Erol Afacan, "Burada öğretmenlerimizin omuzlarındaki yükün ne kadar büyük olduğunu da unutmamak gerekir. Bir öğretmen yalnızca müfredatı anlatmaz. Bazen bir çocuğun yeteneğini ilk fark eden kişidir. Bazen özgüvenini kaybetmiş bir öğrencinin yeniden kendisine inanmasını sağlar. Bazen söylediği tek bir cümle, o çocuğun bütün hayatının yönünü değiştirir. Bu nedenle öğretmenlik herhangi bir meslek değildir. Bir ülkenin geleceğine doğrudan dokunan en önemli görevlerden biridir. Ancak öğretmenlerimizi de yalnız bırakmamalıyız. Aile öğretmenle mücadele eden değil öğretmenle birlikte hareket eden taraf olmalıdır. Öğretmen aileyi dışlayan değil çocuğun gelişiminde paydaş olarak gören taraf olmalıdır. Okul, aile ve öğrenci aynı hedefe bakmadığı sürece eğitimde kalıcı başarı mümkün değildir. Bir başka sorumluluk da çocuklarımızın kendilerindedir. Sevgili çocuklar; sizlerden yalnızca derslerinizi çalışmanızı istemiyoruz. Merak edin. Okuyun. Sorun. Araştırın. Bir şey üretmeye çalışın. Spor yapın, sanatla ilgilenin, teknoloji öğrenin, kitap okuyun. Bir yabancı dil öğrenin ama kendi dilinizi de en güzel şekilde kullanın. Dünyayı tanıyın ama yaşadığınız ülkenin tarihini, kültürünü ve değerlerini de bilin. Telefonların ve ekranların size sunduğu hazır dünyanın tüketicisi olmak yerine kendi dünyanızın üreticisi olun. Çünkü gelecekte ülkeler arasındaki yarış yalnızca para ya da doğal kaynak yarışı olmayacak. Bilgi, bilim, teknoloji ve yetişmiş insan gücü yarışı olacak" şeklinde kaydetti.

Yapay zekânın, robotik teknolojilerin, biyoteknolojinin ve dijital dünyanın hızla geliştiği bir çağda olduğumuzu hatırlatan Afacan, "Bugün okula başlayan çocuklarımızın bir kısmı, bugün henüz adını bile bilmediğimiz mesleklerde çalışacak. Bu nedenle çocuklarımıza yalnızca bugünün bilgilerini ezberletmek yetmez. Onlara öğrenmeyi öğretmemiz gerekir. Bilginin nerede olduğunu bulabilmeyi, doğruyla yanlışı ayırabilmeyi, eleştirel düşünmeyi ve yeni durumlara uyum sağlayabilmeyi öğretmeliyiz. Ve toplum olarak biz yetişkinlere de büyük görev düşüyor. Çocuklarımızdan sürekli daha iyisini isterken kendimize de aynı soruyu sormalıyız: Biz onlar için nasıl bir toplum bırakıyoruz? Üreten mi, tüketen mi? Okuyan mı, yalnızca konuşan mı? Bilime güvenen mi, kulaktan dolma bilgiyle hareket eden mi? Çalışanı destekleyen mi, başarıyı küçümseyen mi? Çünkü eğitim yalnızca okulda verilen ders değildir. Evdeki konuşma biçimimiz de eğitimdir. Trafikteki davranışımız da eğitimdir. Sosyal medyada kullandığımız dil de eğitimdir. Bir çocuğun yanında başka bir insana gösterdiğimiz saygı da eğitimdir. Kısacası çocuklarımızı yalnızca öğretmenler yetiştirmiyor. Bir şehrin, bir toplumun ve aslında bütün bir ülkenin davranışları yetiştiriyor. Bugün gelişmiş ülkelere baktığımızda onları güçlü yapan şeyin yalnızca ekonomik büyüklükleri olmadığını görüyoruz. Bilim üretebilen, teknoloji geliştirebilen, nitelikli insan yetiştirebilen ve eğitimi uzun vadeli bir devlet politikası haline getirebilen ülkeler geleceği şekillendiriyor. Bizim de hedefimiz bundan daha azı olmamalıdır. Çocuklarımız yalnızca sınav kazanan değil, dünyayla yarışabilecek bireyler olmalıdır. Ülkemiz yalnızca teknolojiyi kullanan değil, teknolojiyi geliştiren ülke olmalıdır. Gençlerimiz yalnızca iş arayan değil, yeni işler ve yeni fikirler üreten insanlar olmalıdır. Bunun yolu ise yine eğitimden geçmektedir. Yeni eğitim-öğretim yılı başlarken öğretmenlerimize sabır ve başarı, ailelerimize kolaylık, çocuklarımıza ise meraklarını hiçbir zaman kaybetmeyecekleri güzel bir eğitim hayatı diliyorum. Ama en büyük dileğim şudur: Çocuklarımızın hayallerini onların yerine belirlemeyelim. Onlara güçlü kanatlar verelim. Sonra bırakın kendi gökyüzlerini kendileri bulsunlar. Çünkü Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün işaret ettiği gibi; "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir."

Bilimin ve eğitimin ışığından ayrılmadığımız sürece, çocuklarımızın kuracağı yarınların bugünden çok daha güzel olacağına inanıyorum. Yeni eğitim-öğretim yılı çocuklarımıza, öğretmenlerimize, ailelerimize ve ülkemize hayırlı olsun" diyerek açıklamasını tamamladı. (Haber Merkezi)

Muhabir: Haber Merkezi