Anadolu'nun kalbinden süzülen görkemli bir kartal gibi yükselerek, birinci futbol liginde kendine sağlam bir yer edinmeyi başardı.

Bitişin düdüğü Çorum Spor için sezonun sonunun habercisi olabilir ama tribünlerdeki tutkulu taraftarlar için yeni umutların ve hayallerin başlangıcı oldu.

Takım, birinci lige yükselmek için sayısız zorlukla mücadele ederek elinden geleni yapmıştı.

Bu çalışmanın, disiplinin, azmin ve topluluk ruhunun bir zaferiydi.

Oyuncular penaltılarla kaybedilen Süper Lig umudu sonrası sahada yorgunluktan yere yığılırken, kalabalık da onların çabalarını alkışlamak için ayağa kalktı.

Bu onların sıkı çalışmasının, disiplininin ve takımının liderliğinde bir üçüncü başarılarıydı. Bunun sevinciyle üç yıl süren çaba ve adanmışlık meyvesini vermişti. 

Son düdüğün ardından bitkin halde takım kaptanı, hem sevinçten hem de üzerlerindeki stresin son bulmasıyla gözyaşlarına boğularak şunları söylüyordu: 

“Biz Çorum’un çocuklarıyız. Bu şehrin insanları uzun süredir böyle bir başarıyı bekliyorlardı. Bugün sahada elimizden gelen her şeyi yaptık. Bu sene olmadı ama seneye 1. Ligde Lig şampiyonu olup, uzun yıllar hasret kaldığımız Süper Lige çıkmayı başaracağız. Buraya kadar gelmiş olmamızın arkasında yatan sadece takımımızın değil, tüm şehrin zaferidir.”

Çorum Spor Türkiye'nin küresel elitleri arasında olmasa da gariban Anadolu insanlarının gönlünde yerini almıştı. Yaşlı genç tüm taraftarlar, takımlarının üstesinden geldikleri başarıdan dolayı gurur gözyaşları döktüler. Bu sadece sportif başarının değil, aynı zamanda ortak inancın ve kolektif çalışmanın gücünün de kutlanmasıydı. 

Takım Başkanı Oğuzhan Yalçın, şehrin umutlarının ağırlığını omuzlarında hissederek çalıştı. Yarı Final maçının bitmesiyle gözler artık geleceğe çevrildi.

Takım uzun süre ekonomik yetersizlik, adaletsizlik ve ilgisizlikle mücadele etti.

Ancak artık birinci ligde yerini sağlamlaştırıp yeni başlangıçlara amblemindeki kartal gibi kanatlarını açıyordu. 

Anadolu’nun bağrından kopup gelen bu orta ölçekli kulüp, adanmışlık, takım çalışması ve topluluğun azmiyle her türlü zorluğun üstesinden gelebileceğini kanıtlamıştı.

Kısa yaşanmış hikâyeleri şehre yeniden umut veriyordu. Oğuzhan Yalçın'ın Kırıkkale Gücü Ulusal Spor Ödülleri'nde "Yılın Kulüp Başkanı' seçilmesi bir tesadüf değildi.

Artık Çorum'un kahvehanelerinde, kafelerinde, sokaklarında ve evlerinde olacaklara dair heyecan gittikçe artıyordu. Günümüzün küreselleşen ticari dünyasında da sporun, takımların ve sporcuların karşılaştığı zorluklar hakkında pek çok düşünülecek noktalar vardı. Küreselleşmenin organize rekabetin temelini oluşturan idealleri çarpıttığı yadsınamazdı. Gelir, reytingler ve hissedarların kârı, refah ve adil oyun karşısında öncelik kazandığında insan ruhu zayıflıyordu.

Sponsorluklar ve profesyonelleşme, akıllıca yönetilirse kulübün kimliğini veya taraftarlarla olan ilişkisini tehlikeye atmadan da ilerleyebilirdi. Güçlü yerel desteğin sürdürülmesi ve gençliğin geliştirilmesi, onların kısa vadeli kazanç peşinde koşan fırsatçılıktan korunmasına yardımcı olacaktı kulüp yönetimi. Bunun için adanmış bir birliktelik ruhu barındırıyordu içinde. Bu sezon elde edilen başarı, odaklanmanın ve azmin neler yapabileceğini kanıtlıyordu. Takım her galibiyetiyle hayalleri ve gururu besleyerek, daha fazla fırsat yaratabilecek görünürlük kazanıyordu. Çorum Spor, daha yükseği hedeflerken köklerine bağlı kalarak, baskılara düşmanlıktan ziyade pozitiflikle direnmenin bir örneğini oluşturuyordu. Sürdürülebilir yaklaşımları geçmiş ruhundan kopmadan ilerlemeyi kucaklıyordu.

Çorum sporun hikâyesi bize, hayatları iyileştirmeye odaklanarak küçük yardımların ve eylemlerin bile büyük engelleri aşabileceğini ve kalıcı bir dönüşüm sağlayabileceğini işaret ediyordu. 

1967'den beri 57 yıldır Süper Lig'e eski adıyla 1.Lige çıkamamış olmak, Çorum Spor’ un başarı hikâyesini daha da anlamlı kılıyor. Kulübün bu yolculuğundaki her cesaret ve fedakârlık, tüm Çorumlular için gurur kaynağıdır.

Evet, futbol sahada oynanmalı; ancak görünen o ki dış etkenler hala maç sonuçlarını etkiliyor. Bu durum taraftarları üzse de, umutlarını kaybetmemeleri gerekiyor.

Şah Yapı umutlandı Şah Yapı umutlandı

Çünkü Çorum Spor, sürekli gelişen bir takım. Yeni sezon öncesi daha güçlü destek, etrafındaki olumsuz enerjiyi değiştirebilir.

Yönetim ve oyuncuların inancı açık; taraftarlar da bu inanca ortak olmalı. "Kader" kelimesini değil, "çaba" ve "başarı" kelimelerini kullanmaya başlamalıdır.

Çimlerin isyanı bir başlangıçtı, son değil! Sınandık ve devam ediyoruz. 

Üzücü olayları geride bırakıp ileriye bakmalı. Çorum'un potansiyeli, tüm Türkiye'ye ispat edebilmeli artık.

Altyapıya verilen önemin artması büyük rol oynayacak geleceğin inşasında. Çorum Spor, sadece bugün değil yarınlar için mücadele ediyor. O yüzden hep birlikte çalışmaya devam etmeliyiz!

Burhan Buruk 

Eski bir Çorum Gençlerbirliği Sporcusu 

Editör: Çorum Hakimiyet