Çorum Türk Ocaklarında iki haftada bir düzenlenen Ocakbaşı Sohbetlerinin konuğu Amasya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Küçük oldu.

Geçtiğimiz Cuma akşamı dernek binasında gerçekleşen programda Prof. Dr. Levent Küçük, katılımcılara ‘Çanakkale Savaşlarını Coğrafya Üzerinden Okumak’ konu başlığı altında sunum yaptı.

Kentin tarihine ışık tutan bir kitap daha...
Kentin tarihine ışık tutan bir kitap daha...
İçeriği Görüntüle

KÜÇÜK: COĞRAFYA SAVAŞIN KADERİNİ BELİRLEDİ

Prof. Dr. Küçük, Çanakkale’de elde edilen başarının yalnızca askerî güçle değil, coğrafyanın doğru değerlendirilmesinin de zaferde önemli bir etkisi olduğunu belirterek, Çanakkale Boğazı’nın fiziki yapısının savaşın kaderini doğrudan etkilediğini, boğazın dar ve huni biçimindeki yapısının büyük savaş gemilerinin toplu halde ilerlemesini zorlaştırdığını söyledi.

Boğazın en dar yerinin yaklaşık 1300 metre, en geniş yerinin ise yaklaşık 7800 metre olduğunu belirten Küçük, dar alanlarda gemilerin manevra yapmakta zorlandığını ve çoğu zaman tek sıra halinde ilerlemek zorunda kaldıklarını söyledi. Bu durumun kıyıdaki Türk topçusunun hedef almasını kolaylaştırdığını dile getirdi.

Boğazın stratejik noktalarına döşenen mayınların da savaşın seyrinde büyük rol oynadığını vurgulayan Küçük, “Bu mayınlar özellikle Karanlık Liman bölgesine yerleştirilmiş ve düşman gemilerinin geri dönüş manevralarında onlara çarparak batmalarına yol açmıştır. Bu plan aslında boğazı iyi tanıyan Osmanlı denizcilerinin daha önce hazırladığı stratejik düşüncelere dayanıyordu.” dedi.

ARAZİ YAPISI SAVUNMAYI GÜÇLENDİRDİ

Bölgenin jeomorfolojik yapısının da saldıran kuvvetleri zorladığını belirten Küçük, arazinin engebeli ve vadilerle yarılmış yapısının hareket kabiliyetini sınırladığını ifade etti.

Ovaların az olması ve kıyıların eğimli olması nedeniyle çıkarma yapan birliklerin hızlı ilerleyemediğini söyleyen Küçük, maki ve çalılık bitki örtüsünün de Türk askerlerinin gizlenmesine ve küçük topların saklanmasına imkân sağladığını dile getirdi.

Sonuç olarak Çanakkale’de Türk ordusunun yalnızca askerî güçle değil, coğrafyayı doğru okuyarak ve onun sağladığı avantajları kullanarak savunma yaptığını belirten Küçük, boğazın dar yapısı, akıntılar, kıyıların eğimi, tepelerin konumu ve bitki örtüsünün Türk tarafına önemli üstünlükler sağladığını ve savaşın sonucunda belirleyici olduğunu kaydetti.

TÜRK TARİHİNİ BİR BÜTÜN OLARAK DEĞERLENDİRMELİYİZ

Küçük, konuşmasının son bölümünde ise tarihî şahsiyetlerin ve dönemlerin bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Dünyada hiçbir millet geçmişine küfrederek geçmişinden koparak geleceğini inşa etmiyor ama biz ne hikmetse ya bu biri kutsuyoruz ya geçmişi kötülüyoruz. İkisi de olmamalı. Bir bütün hâlin de değerlendirmeliyiz.

Almanlar ne kadar nefret etseler de Hitler'e bir noktaya kadar. Ruslar Stalin'e bir noktaya kadar, Lenin'i bir noktaya kadar eleştirirler ama biz ya kökten reddediyoruz ya geleceği kötülüyoruz. Yani bizim değerlerimizin aslında bir bütün olarak ele alınması lazım. Hele de içinde bulunduğumuz yüzyıl bunları bize birkaç kere daha test ettiriyor.

İşte en son Ortadoğu'daki gelişmeler. Bu coğrafyanın alınmasının nasıl bir namus bozguna dönüştüğünü gösteriyor. Mustafa Kemal de bu değerlerden bir tanesi. Adını sayacağımız binlercesi var. Ama bir figür. O figürlerin hepsini Türk tarihi bir bütün olarak değerlendirip katkı sunan Türk'üne rahmet dilememiz lazım.”

ÇAĞLAR: ÇANAKKALE TÜRK MİLLETİNİN ONURUDUR

Türk Ocakları Çorum Şube Başkanı Prof. Dr. İrfan Çağlar da Çanakkale’nin büyük bedeller ödenerek kazanılmış bir zafer olduğunu ifade ederek, “Çanakkale benim için çok derin anlamlar taşıyan bir olaydır. Ben Çanakkale’yi gönül acım, davam ve hassasiyetim olarak görüyorum. Yüz binlerce Mehmetçiğin fedakârlığı ve canı pahasına elde edilmiştir.

Çanakkale Türk milletinin onurudur, gururudur ve haysiyetidir. Bu savaşta milletimiz çok büyük bir imtihandan geçmiştir. Dünyanın birçok yerinden gelen büyük güçler Türk milletini yenmek için bir araya gelmiş, ancak buna rağmen bu millet Çanakkale’yi geçilmez kılmıştır.

Bu millet tarih boyunca vatanı, bayrağı ve namusu için mücadele etmiştir. Çanakkale’de verilen mücadele de bu anlayışın bir sonucudur. Milletimiz canını ve kanını vererek bu vatanı korumuş, bayrağın inmemesi, ezanın susmaması ve vatanın bölünmemesi için büyük fedakârlıklar yapmıştır.

Sonuç olarak Çanakkale, Türk milletinin büyük fedakârlıklarla kazandığı bir zaferdir ve bu mücadele sayesinde Anadolu toprakları vatan olarak kalmıştır.” diye konuştu.

Muhabir: Murat Çetin