İhlas Haber Ajansı(İHA) Çorum muhabiri Muhammed Muttalip Yalçın,  “Türkiye Cumhuriyeti devleti ve bu aziz millet var olduğu müddetçe hiç kimse kimsesiz değildir” dedi.

Hitit Üniversitesi tarafından düzenlenen “Asrın Felaketi - Şubat Depremi” konulu konferansta konuşan İHA muhabiri Muhammed Muttalip Yalçın, tarih boyunca birçok depremi deneyimleyerek acı tecrübeler yaşamış bir ülke olduğumuzu söyledi. 

1900 yılından bu yana 7 büyüklüğünün üzerinde meydana gelen 20 depremin ülkemizde ağır hasarların yanı sıra can kayıplarına neden olduğunu dile getiren Yalçın, “6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan asrın felaketi ise sadece 13,5 milyonu uykusundan uyandırmadı. 85 milyon insanımızın yüreğinde büyük bir acı bıraktı. Gazeteciler deprem bölgesine yardım çalışmaları ile birlikte ilk intikal eden gruplardan biri oldu. Dolayısıyla bütün süreci de çok yakından gördüler, şahit oldular aynı zamanda gazetecilik adına da zorlu bir deneyim de geçirmiş oldular. Gazetecilerde, bölgede arama kurtarma ekipleri, ilk yardım görevlileri gibi travmaya maruz kaldı” diye konuştu.

Türk Milleti’nin 6 Şubat’ta dünyaya ders verecek nitelikte bir dayanışma ve yardımlaşma örneği sergilediğini ifade eden Yalçın, “Normal zamanlarda toplum farklı kesimleri birbiriyle tartışsa da mevzu insanlık ve vatan olduğunda bu kısır çekişmeler, tartışmalar bir anda unutuluyor. Türk milleti zor zamanlarda el ele, yürek yüreğe verip kenetlenerek birbirine, ışık hızıyla sahip çıkıyor. Müthiş bir “zor zaman refleksi”yle hareket edebiliyoruz. Türk milleti asrın felaketi olan Kahramanmaraş depreminde devletiyle el ele yaraları sarabilmek için 7'den 70'e müthiş bir dayanışma sergiledi. Çocuklar oyuncaklarını, harçlıklarını bağışladı. Yaşlıların kimi yardım malzemelerini sırtladı, kimi umre parasını yolladı. Bugün dünyanın gelişmiş ülkelerine bakın orada bir felaket olduğunda insanlar afetin yaşandığı bölgeden kaçarken biz tam tersi bir tavır sergileyerek o bölgeye akın ediyoruz. 6 Şubat’ta herkes birer kahramandı. Güvenlik güçlerimizden, sağlık personeline, arama kurtarma ekiplerinden sivil toplum kuruluşlarına ve burada kadar ismini sayamadığımız herkes büyük fedakârlık örneği sergiledi. Türkiye'ye deprem felaketi nedeniyle gelen Fransız bir gazetecinin ülkesine döndükten sonra deprem bölgesine yardım götüren araçlarla ilgili, "Tırlar yollarda sanki freni yokmuş gibi uçarak gidiyorlardı. Türkler çıldırmış gibiydi" bir makale kaleme aldığı basına yansıdı. Gerçekten öyleydi. Yağmur, kar, buz demeden o insanların bölgeye nasıl gittiğine herkes şahit oldu. Depremin meydana geldiği andan itibaren devlet bütün imkânlarını seferber etti. Devlet ve millet el birliğiyle hızlıca insanların başta gıda ve sığınma olmak üzere ihtiyaçlarını karşılama noktasında hızlı bir refleks ortaya koydu. Türkiye Cumhuriyeti devleti ve bu aziz millet var olduğu müddetçe hiç kimse kimsesiz değildir” şeklinde konuştu.

Park halindeki otomobil yandı Park halindeki otomobil yandı

 Sosyal medyada toplumda infial uyandıran bir haberle karşılaşıldığında önce bu haberin kaynağına bakılmasını isteyen Yalçın, şunları kaydetti; “Yaşadığımız felaketi fırsat bilen bazı çevreler maalesef toplumun devlete karşı güven duygusunu sarsmak, bireyleri yalnız ve çaresiz hissettirmek ve toplumsal travmayı artırıp kitlesel olarak bölgede kaos çıkarmak için harekete geçtiği. Kitle iletişim araçlarını etkili bir şekilde kullanan bu karanlık mihraklar asılsız iddialar, dezenformasyon ve algı operasyonları bölgedeki çalışmaların olumsuz yönde etkilenmesine neden oldu. Yalan haberler ve paylaşımlar nedeniyle arama kurtarma faaliyetlerine katılan ekipler çalışmalara ara vermek zorunda kaldı. Millet olarak ne yaşadığımız acıyı, nede bu yalan haberleri dolaşıma sokanları asla unutmayacağız. Gençler sosyal medyada toplumda infial uyandıran bir haberle karşılaştığınızda lütfen önce bu haberin kaynağına iyi bakın. Doğruluğunu sorgulayın.  Aksi takdirde birlik ve beraberliğimize kast eden ve toplumsal barışın altını dinamitleyen bu kirli güruhun tuzağına düşeriz. Bu ne bize, nede ülkemize bir fayda sağlamaz”