Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kalkınma Politikaları Başkanı Sedat Yalçın, Çorum’da parti teşkilatları sabah kahvaltısında bir araya geldi.

Yalçın toplantıda gündeme ve Çorum’a dair açıklamalarda bulundu.

Toplantıda Anahtar Parti İl Başkanı Nurullah Müstet ve partililer de hazır bulundu.

‘Terörsüz Türkiye’ süreci için hazırlanan ‘Çerçeve Yasa’ya Anahtar Parti olarak duruşlarının net olduğunu belirten Yalçın, bu tür düzenlemelerin Türkiye için yeni olmadığını söyledi.

Bu yasayı dışardan birilerinin Türkiye’nin önüne getirdiğine vurgu yapan Yalçın; “Türkiye'deki hükümetlerin önüne bu tür şeyler getiriliyor. Bunları kim getiriyor? Yani bu bölgeyle ilgili bir tasarımı olan birileri hazırlıyor ve önümüze de koyuyorlar. "Bunu da yap." diyorlar. İşini iyi yapan hükümetler, zaafiyeti olmayan hükümetler, bu tür yaklaşımlara mesafe duruyor. Çünkü kendi ülkesinin çıkarlarını, kendi devletinin ve menfaatlerini öne aldığımızda bu tür yaklaşımlara girmenize gerek yok.” diye konuştu

‘Bu kanun, bir örgütle bizim Kürt vatandaşlarımızın sorunuyla konuşmasını istiyor.’ diyen Yalçın; “Bu kanun diyor ki, bizim muhatabımız işte o İmralı'daki vatandaş. Muhatabımız PKK terör örgütü. Kardeşim PKK terör örgütü Kürtlerin temsilcisi değil. Bizim Kürtlerin hukukunu da savunmuyor. En büyük zararı da Kürtlere vermiştir PKK terör örgütü. Faaliyetleriyle en büyük zararı onlar yüzünden Kürt vatandaşlar bir sürü taşınmışlardır, yer değiştirmişlerdir, köyleri yakılmıştır. Hepsi o terör örgütünün yüzünden olmuştur. Şimdi bunu terör örgütünün ile yapılan mücadele sırasında en az 30 ülkenin silahları yakalanmıştır. 30 ülke, 40 ülke. Bunlar silah yardımı ediyor. Demek ki bu hani Kürtlerin kendi içinden bir organize edilmiş bir kurtuluş örgütü olsa diyelim, değil mi? Bunlar nereden geldi kardeşim? Bu 40 ülke buna niye destek veriyor? Bu dışarıdan aldığı destekle Türkiye Cumhuriyeti'nin imkanlarını, gücünü, enerjisini kaybettirmeye yönelik bir organizasyon olduğu apaçık ortada. Kürtlerin hiçbir hakkıyla, hukukuyla bir derdi yok adamın. Adamın derdi Türkiye'yi zayıflatmak. Bunu yapanlar da belli. Yaptıranlar da belli. Bunlara silah, tırlarla verenler de belli. Hepsi belli yani. Dolayısıyla bunu açıkça çok güzel bir şekilde tespit edelim. Şimdi deniliyor ki 3 trilyon dolar mı 2 trilyon dolar Türkiye teröre para harcadı değil mi? Peki yarın yine 2 trilyon dolar bize para harcatmayacak bir yeni örgüt çıkmayacağını kim garanti edebilir? Bu kanun garanti ediyor mu? Buna da garanti etmiyor. Yani kardeşim bunun sonu yok. Bu coğrafya pahalı bir coğrafya. Tamam burayı öyle bedavadan vermiyorlar burayı. Buraya, burada oturabilmeniz için bedel ödemeniz gerekiyor.” ifadelerini kullandı

Bütün Avrupa ve Amerika’nın Türkiye’yi geriye döndürmek için uğraştığını anlatan Yalçın; “Biz bu terör örgütüyle mücadele etmek zorundayız. Başka hiçbir ikinci yolumuz yok. Biz bu terör örgütleriyle mücadele edeceğiz. Bundan önce de oldu. Kaç tane Osmanlı döneminde de olmuştur. Kaç yerde olmuştur. Hepsinde devlet mücadele etmiş. Bunlarla oturmamış mesela. Bunları muhatap aldığın anda bütün ülkenin enerjisini yitirirsin. Bu adam suç işlemiş. 40 bin tane insan öldürmüş yani. Bunu neyle muhatap alacaksın? Bununla ne mücadele edeceksin? Bir daha cesaret edemeyecek eline silah almayı. Biz PKK'yla niye barışıyoruz? Biz Kürt halkıyla hiçbir problemimiz yok.” şeklinde konuştu

Çorum FK'lı futbolcu ailesiyle birlikte kaza yaptı
Çorum FK'lı futbolcu ailesiyle birlikte kaza yaptı
İçeriği Görüntüle

‘Biz Türkiye'de, mesleği veya başka özellikleri ne olursa olsun, bütün vatandaşlarımızı eşit bir çerçevede, bir vatandaşlık hukuku içerisinde bir arada tutmayı isteyen, arzu eden bir siyasi hareketiz.’ diyen Yalçın; “Dolayısıyla bizim hiçbir vatandaşımızla hiçbir problemimiz olamaz. Varsa uygulamada problemler, onların hepsi yanlıştır. Onların düzeltilmesi gerekir. Uygulamada ne problem varsa bir ekonomiyle ilgili mesela ben ekonomi alanında çalışıyorum. Türkiye'nin kalkınma konularını çalışıyorum mesela. Hangi bölgede bir kalkınma sorunu varsa, orada inanın yaşayan Çerkezse Çerkez de sorun yaşıyor. Türkse Türk de yaşıyor. Kürtse Kürt de yaşıyor. Alevi de yaşıyor. Sünni de yaşıyor. Aynı sorunu hepsi yaşıyor. Yani birisi Çerkez diye özel bir sorun yaşamıyor. Kürt diye özel bir sorun yaşamıyor. Hepsi aynı sorunu yaşıyor. Kastamonu'nun köyünde bir adam hepsi aynı problemi yaşıyor yani. Ege'nin köyleri var ya ulaşılamayan köyler oralarda bir sürü dert var. Ve orada onların mezhebine göre oluşmuş dertler değil ki. O coğrafyanın problemleri var. Kim yaşıyorsa onu yaşıyor. Başarılı bir ölçüde de demokrasi ortamında vatandaş oy verir, beğenirse, beğenmezse değiştirir. Yani böyle bir şey yok. Gerçekten sahada yok. Ya bu memlekette mesela Cumhurbaşkanı Kürt olmuyor. Şu anda Bakanlar Kurulu'nun 5-6 tane Cumhurbaşkanı yardımcısı şu anda Kürt kökenli. Mehmet Şimşek de Kürt kökenli. Mehmet Şimşek'i biz niye eleştirdik biliyor musunuz? Politikaları yanlış olduğu için. Kürt olduğu için değil kardeşim. Politikaları yanlış olduğu için. Yani bu kadar açık. Hiçbir problem yok yani. Böyle bir ortam yaşanır iken, Alevi vali olsun. General de olsun. Katiyen yani en ufak bir ayrımcılık olmasın. Bak, büyük bir hatadır bu yani. Bunu hiç kimse kendisini ötekileştirilmiş hissetmemeli yani. Şimdi biz böyle bakarken, şimdi bu kanun ne getiriyor?”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nden vazgeçilmesi gerektiğini dile getiren Yalçın, konuşmasını şu şekilde sürdürdü; “Yeni bir yarı başkanlık sistemi öneriyoruz. Bizim önerimiz; biz meclisimizi yeniden güçlü hale getirmek istiyoruz. Milletvekilleri, bakanlar meclisten çıksın diyoruz. Bütçe yapma hakkı geri gelsin meclise. Bir bütçe yapamayan meclis olur mu? Mahkemelere güven seviyesi en alt düzeye inmiş. Bakın adalet olmadan ekonomiyi kesinlikle düzeltemezsiniz. Ekonomi güven üstüne yürür. güven, işleyen bir mekanizmadır. Güveni oluşturabilmeniz için önce bu siyasi hatalardan bir uzaklaşmanız lazım. Siyasi reformlarımızı önce yapmamız lazım. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni dönüştüreceğiz. Bakanlıklarda bakan yardımcılıklarının acilen kalkması lazım. Bakanlıkların müsteşarları vardı eskiden. Beyni orasıydı. Bakan en az 30 yıl hizmeti olan insanlardan seçilirdi Ve o bakanlığın her konusunda hakim idi. Şimdi milletvekili listesine giremeyen eski birisini oraya getiriyoruz. Bütün bürokrasiyi yok ettiler. Devlet kurumları üzerine yükselir. Kurumları çürütmeyeceksiniz. Kurumları sahipleneceksiniz. Bunların hepsine biz Anahtar Parti olarak çözümlerimiz hazır. Devlet Planlama Teşkilatı'nı yeniden getireceğiz. Hatalı yatırım olmayacak devletin. Böyle havaalanı yapıyorsunuz uçak gitmiyor, yolcu yok. Liman yapıyorsunuz gemi yok. Çünkü bir fizibilite yapılmamış. Tamam mı? Burası nasıl çalışır? Ne kadar gelir olursa işler? Planlama yok. Devlet Planlama Teşkilatı bütün dünyada vardır. Bizde de tekrar olacak. Ve biz daha bir yeni nesil bir fonksiyon da vereceğiz. Türkiye'nin stratejik sektörlerini destekleyen, hakim eden bir mekanizmaya da çevireceğiz.”

‘MAKİNE SANAYİNİN TEKNOLOJİK OLARAK GELİŞMESİ LAZIM’

Çorum ekonomisinin ve sanayisinin gücüne dikkat çeken Yalçın, özellikle makine sanayisinin teknolojik olarak daha da gelişmesi gerektiğini savundu.

Çorum'da bir sanayi kültürü oluştuğunu belirten Yalçın; “Yani böyle şehirler fazla değildir. Mesela Bursa böyledir, Kocaeli böyledir. Kayseri'de, Konya'da yani bunlar sanayi kültürü oluşmuş şehirler. Bunlar bu kolay oluşmaz. Bunun kıymetini bilmesi lazım Çorum'un. Çok başarılı bir organize sanayi bölgesi potansiyeli var. Özellikle makine sektöründe çok ileri. Çorum sanayinin sahip olduğu makine sektörünü bir adım ileri teknolojiye taşıma ihtiyacı var. Bunu yaparsa Çorum yeni bir sıçrama yapar.” şeklinde konuştu

Çorum'un ayrıca ihracat rakamlarına vurgu yapan Yalçın, ciddi ihracat rakamları olmasına rağmen ihracat yapan firmaların azlığı nedeniyle kişi başı gelirde büyük olumsuzluk gözüktüğünü söyledi.

‘ÇORUM’DA KİŞİ BAŞINA DÜŞEN MİLLİ GELİR TÜRKİYE ORTALAMASININ ALTINDA’

Çorum'da kişi başına düşen milli gelirin Türkiye ortalamasının altında olduğunu aktaran Yalçın; “Bu ihracat düzeyinde, bu gelir düzeyinde bu gelir halka yansımıyor direkt. Burada bir sorun var yani. Nasıl bir sorun? Bu şirketlerin sayısının artırılmasına gerek var. Biraz daha yaygınlaştırılmasına gerek var. Çorum'un kişi başı milli gelirini orta uzun vadede Türkiye ortalamasının %80'ine, %90'ına, %100'üne yaklaştırmak lazım. Yani böyle bir hedef koymak lazım.”

Muhabir: Çorum Hakimiyet