18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 109.yıl dönümü nedeniyle Çorum’da Çanakkale Şehitleri ve tüm şehitler için anma programı düzenlendi. 

Devlet Tiyatro Salonu’nda Atatürk Anadolu Lisesi tarafından gerçekleştirilen anma etkinliği duygusal anlara sahne oldu. 

Çanakkale Destanı’nın nasıl yazıldığı anlatıldığı program saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı.

BBP’den Başkan Aşgın’a tebrik BBP’den Başkan Aşgın’a tebrik

Program kapsamında Atatürk Anadolu Lisesi Halit Güneş ve Personel Komando Yüzbaşı Uğur Özcan günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma yaptı.

Atatürk Anadolu Lisesi Müdürü Halit Güneş; “Çanakkale Savaşı, tarihe unutulmaz bir damga vurmuş; inancın, nasıl güçlü bir kale olduğunu gösteren, az rastlanır bir mücadelenin zaferidir.” dedi.

Çanakkale’nin anadan, yardan, evlattan geçip vatan diye diye can verenlerin kanıyla yazdığı bir destan olduğunu belirten Güneş; “Hakk'ın batılı, birliğin ayrılığı yendiği zor bir imtihandır Çanakkale. Kimi Erzurumlu, kimi Konyalı, kimi Ardahanlı, kimi Urfalı kimi Filistinli kimi Makedonyalı sayısız kaç yiğidin omuz omuza savaşarak yazdığı tarihtir Çanakkale. Önündeki arkadaşının ölümünü görüp onun düştüğü yere sadece bir dakika sonra öleceğini bildiği halde geçen ve gözünü kırpmadan vazifeye atılan askerdir onlar. Ölüme atılan asker! Akif'in de dediği gibi: "Bedr'in aslanları ancak senin kadar şanlı idi." -57. Tümen..." nur içinde yatıyorsun şüphesiz. Şehadet şerbetini içmelerine belki de sayılı saatler kala, derede çamaşırlarını yıkayan ve sebebini soran komutanına da: "Allah'ın huzuruna kirli esvap ile mi çıkayım?" diyen bu tümen, imanın ve teslimiyetin insana dönüşmüş şeklidir şüphesiz. "Ben size savaşmayı değil; ölmeyi emrediyorum" diyen komutana kayıtsız şartsız itaat eden iman yumağı bir ordu dur Çanakkale. Türk milletini kolay lokma sanıp Fatih'in kıratını sürdüğü bu kutsal toprakları ele geçirmek isteyen Haçlı zihniyetine atılmış son tokattır Çanakkale. Niye geldiklerini bile bilmeyen Anzak erlerine dahi yardım elini uzatmaktan çekinmeyen ve onları da bağrına basan mertliğin zaferidir Çanakkale. Bir gözünü kaybettiği halde diğer gözüyle savaşan, bir bacağını kaybedince diğer bacağıyla koşan, mermilere göğsüyle siper olan, kanıyla toprağa can katan yiğitlerin arşa yükseldiği yerdir Çanakkale.” şeklinde konuştu

Personel Komando Yüzbaşı Uğur Özcan ise; “Bugün; inancın, fedakarlığın ve azmin sembolü olan Çanakkale Zaferi'nin 109'uncu yıl dönümünü kutlamanın ve mukaddes vatanımız için gül bahçesine girer gibi, toprağın koynuna giren şehitlerimizin Şehitler Günü'nü idrak etmenin onurunu ve gururunu yaşamaktayız.” dedi

Yüzbaşı Özcan; "Osmanlı İmparatorluğu; Birinci Dünya Savaşı'nda taraf olmak zorunda kalmış ve bir oldubitti sonucu savaşa sokulmuştur. Türk'e dünyada cehennemi yaşatmak isteyen İtilaf devletleri en kesif ordularla, başta Çanakkale olmak üzere mukaddes vatan toprağına saldırmıştır. Ancak; Türk Milleti, tarihin nabız atışının duyulduğu mevzilerden çağlayarak, namus ve izzet müdafaasıyla şahlanmış, sömürgeci istilasına adeta etten duvar örmüştür. Merhum Akif'in dediği gibi; "Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler! Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından; Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman? Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm? Çünkü te'sis-illâhi o metin istihkâm." Çanakkale, düşmanın deniz savaşlarında 18 Mart Kahramanı Müstahkem Mevki Komutanı Albay Cevat'ı aşamadığı, kara savaşlarında da Anafartalar Kahramanı Yarbay Mustafa Kemal karşısında geri çekilmek zorunda kaldığı yerdir. Çanakkale, Dünyanın o güne değin gördüğü en büyük deniz kuvvetinin, kendi tabirleriyle "yenilmez armada"nın Karanlık Koyda Nusret'in Kaptanı Yüzbaşı Hakkı'ya mağlup oluşudur. Çanakkale, Churchill in "Bir elimizi bağlasalar da tek elimizle Boğaz engelini aşarız" diyerek tüm dünyaya meydan okusa da, top mermisi diye vatanı sırtlayan Havranlı Seyit in inancı karşısında ettiği sukuttur. Çanakkale Ertuğrul Koyu'na çıkarma yapan binlerce sömürgeci askeri 63 neferiyle durduran Allah'ı arzulayıp akşama kavuşan Ezineli Yahya Çavuş’dur. Çanakkale, ihtiyattaki tümeninin komutan Yarbay Mustafa Kemal'in savaşın sonunda 11 tümenin emir komutasının verildiği Anafartalar Grup Komutanı Albay Mustafa Kemal olarak çıktığı, verdiği hatalı kararlarla Mehmedin kanını dökülmesine sebep olan Alman General Limon Sanders'e rağmen muharebenin seyrini doğru okuyarak inisiyatifi eline alışı, emrindeki 57'inci Alay'a ölmeyi emrederek Çanakkale'den İstanbul’u, payitahtı kurtarışıdır. Ölüm emri alan 57'inci Alay'ın ise hiç düşünmeden "Allah Allah" nidalarıyla düşman üstüne atılışı; inancın ve imanın, çelik ve barutu mağlup edeceğini kabul ettirişidir. Çanakkale, öleni görüp, üç dakikaya kadar öleceğini bilenlerin en ufak bir çekinme bile göstermeden, okuma bilenlerin Kuran'ı Kerim okuyarak, bilmeyenlerin Kelime-i Şahadet getirerek Cennet'e gitmeye hazırlanışıdır. Çanakkale, düşman askerleri için "Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır." diyebilecek asil bir ruh halidir. Metrekareye 6 bin merminin düştüğü mahşer yeri, dünyanın en büyük şehitliği, her sayfası şüheda kanıyla yazılmış Türk tarihinin fedakarlık külliyatı, kendi cenaze namazını kılanların, 15 yaşında toprağa düşen, okulunu bırakıp cepheye koşanların destanıdır. Elbette Çanakkale için ne söylense yetersiz, nasıl bir yorum yapılsa eksik kalacaktır. Çanakkale Zaferi ile birlikte, 18 Mart Şehitler Günü'nde bu topraklan bize mukaddes bir vatan olarak emanet eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanımızın bütünlüğü, milletimizin huzur ve güvenliği için hayatını feda eden aziz şehitlerimizi ve vefat eden gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, hayatta olan gazilerimize sağlık ve huzur dolu bir hayat temenni ediyorum” ifadelerini kullandı

Programın devamında okul öğrencileri tarafından hazırlanan 'Çanakkale’den Doğan Güneş’ isimli oyun sergilendi.

Program sonunda 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 109.yıl dönümü nedeniyle düzenlenen resim, şiir ve kompozisyon yarışmasında dereceye giren öğrencilere hediyeleri takdim edildi.

Programa Vali Doç. Dr. Zülkif Dağlı, AK Parti Çorum Milletvekili Yusuf Ahlatcı, Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Bektaş, Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, Baro Başkanı Turan Kalıpçı, siyasi parti il başkanları, kurum müdürleri, daire amirleri, STK temsilcileri, askeri erkan, şehit yakınları, gaziler ve öğrenciler katıldı.