Saadet Partisi İl Başkanlığı tarafından "Çorum'un Deprem Riski ve Çözüm Önerileri" konulu basın toplantısı düzenlendi.

Toplantıya konuşmacı olarak katılan Yapı Malzemeleri Uzmanı İsmail Atak, Çorum’da binaların yüzde 70’e yakının 1960’lı yıllarda yapıldığını ve 60 yıllık binalar olduğunu belirterek, bu binaların acilen kontrol edilmesi gerektiğini, kontrolden sonra dönüşülmesi gereken binaların da dönüşmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’de binalarda kullanılan beton C 25, dünyada ise C 45 kullanıldığına dikkat çeken Atak, yapı denetimcilerin bu betonlara izin vermemesi gerektiğini vurguladı.

Çorum’da 6 ile 6.5 arasında bir deprem beklenildiğini ancak bunun ne zaman gerçekleşeceğinin tahmin edilemeyeceğini ifade eden Atak, deprem gerçekleşmeden önce bütün önlemlerin alınması gerektiğini kaydetti.

Tarihsel olarak bakıldığında Çorum ve çevresini etkileyen ilk büyük yıkıcı depremin 968 yılında yaşandığını anlatan Atak, 1146 yılında o zamanki adı Danişmend depremi olan ve 40 gün süren depremin küçük kıyamet olarak adlandırıldığını söyledi.

Yine 1514 yılında yaşanan depremde Çorum’da yaşayanların yüzde 35’inin hayatını kaybettiğini ve geri kalanların Mısır’a göç ettiğini kaydeden Atak, 1520 yılında ise Çorum’da iki mahallenin tamamen yıkıldığına dikkat çekti.

Çorum’da yaşanan tarihsel depremlerin ardından günümüzde Çorum’da 6.-65. Büyüklüğünde bir depremin beklediğini belirten Atak, deprem gelmeden önce yetkililerin alması gereken önlemlerden bahsetti.

Saadet Partisi Çorum Belediye Başkan Adayı Faruk Cıdık ise konuşmasında şunları söyledi;

‘İLK İŞ KIRSALDAN KENTE GÖÇÜ DURDURMAK’
Memlekette yaşanan felaketlerin hiçbirinden ders alınmadığını, 6 Şubat ve sonrasında meydana gelen büyük deprem felaketinden ders alınması gerekmektedir.  ilk yapılacak şeyin kırsaldan kente doğru devam eden göçün durdurulması ve tersine göç için ulusal ve yerel düzeyde politikalar oluşturulmalıdır.

Çorum’da olası depremlere hazırlıklı olmak açısından parti olarak yaptıkları “İmar planlarını bölgesel ve mikro ölçekli jeolojik, jeofizik ve geoteknik etütlerinin yapılarak sağlam yer seçimin yapılmış yeni imarlı alanları oluşturularak zeminin sağlam olduğunu düşündüğümüz şehrimizi kuzeye ve doğuya doğru kaydırılması için acilen harekete geçilmesi gerekmektedir.     Gerekirse şehrin kuzeyinde, kuzey doğusunda, doğu ve güneydoğusunda uydu kentlerin oluşturulması lazım.

‘TARIM ARAZİLERİ HİÇBİR ŞARTLA İMARA AÇILMAMALI’
Birinci sınıf tarım arazilerinin imara açılmaması, en sondan başlamak üzere ‘taban arazi’ diye tabir edilen birinci sınıf tarım arazilerine yapılan imar planlarının (yeni İskilip yolunun altı) iptal edilmesi gerekmektedir. Çünkü doğal afetlere gıda krizini de ekliyoruz. Tarım ve tarım arazilerini ülkemizin stratejik konuları olarak görüyoruz.

Akşemseddin Caddesi’nin altı ve Hıdırlık altının imarlarının mümkün olan kısımlarının iptal edilmesi ve 4’ten fazla kata müsaade edilmemesi gerekmektedir. Çünkü Çorumlu hemşerilerimiz bilir ki buralar daha 15-20 yıl öncesine kadar yüzey sularının bulunduğu alanlardı. Buralar Çorum gıda ihtiyacını karşılayan bağ, bahçe ve tarlardan oluşmaktaydı. Bu durumun düzeltilmesi ve tarım arazilerinin hiçbir şartla imara açılmaması gerekmektedir.

Şehrimizin merkezindeki (Emir Ahmet Camii’nden Fatih Caddesi’ne kadar, Kale etrafı, Uğur Mumcu Caddesi’nin sağı solu vb) eski imar alanlarının acilen revize edilmesi ve şehrimizin merkezindeki planlı çarpık yapılaşmanın ortadan kaldırılması için acil adımların atılması gerekmektedir.

‘YIKILMASI GEREKEN BİNALAR ACİLEN BOŞALTILIP YIKILMALI’
Biliyoruz ki Çorum’umuz 14 Ağustos 1996 yılında Salhan Çayı hattı üzerinde oluşan orta şiddeti 5,4 ve 5,2 olan iki deprem yaşadı ve Çorum ve Mecitözü köylerinde yıkımlara sebep olmuştu ve merkezde de şiddetle hissedilmişti. Bunun için Belediyemiz acilen Ağustos 1996 ve Ağustos 1999 tarihinden önce yapılan dört katlı yığma binalar ve daha yüksek katlı diğer binalarda başlamak üzere vatandaşlarımızdan talep beklemeksizin gözden geçirmesi gerekmektedir. Riskli yapı tespiti yapıldığı halde yıkılmayan binalar olabileceği konusunda endişelerimiz bulunmakta olup, bu konuda yetkililerden bilgi istiyoruz. Şehirde acilen yıkılması gereken binaların bir şekilde boşaltılması ve yıkılması gerekmektedir.

Refah Partili Belediye Başkanımız Arif Ersoy’un başkanlığı döneminde oluşturulan Slim Kent gibi İslam medeniyetine uygun müstakil yapılaşmaya imkan sağlayan en fazla 2 katlı imara müsaadeli alanların çoğaltılması gerekmektedir.

İl Afet ve Acil Durumu (AFAD) Müdürlüğü başta olmak üzere eski kamu binalarının yıkılarak afetlere lazım olan ekipman ve alet edevata ulaşılabilecek ve 8,9 şiddetine dayanabilecek lojistik merkezleri, askeri karargâhları, polis karakolları, askeri lojmanlarının şehrin dışında ve depreme dayanıklı şekilde yeniden inşa edilmesi gerekmektedir. Ayrıca şehir merkezindeki resmi kurumlara ait lojmanların (maliye lojmanları, polis lojmanları, tapu lojmanları) hemen hemen hepsi eski binaların ve acil yıkılması gereken Valilik hizmet binasının ve diğer kamu binalarının yıkılması, bu kamu alanlarının şehir merkezinde altyapıları afetlerde kullanılabilecek şekilde toplanma merkezlerine dönüştürülmesi gerekmektedir.  

‘KENTSEL DÖNÜŞÜMDE KAT ARTTIRMADAN VAZGEÇİLMELİ’
Kentsel dönüşümlerin 3 katı 5 kata, 5 katı 8 kata, 8 katı 10 kara artırarak değil yeni yapı rezerv alanları oluşturarak yapılması gerekmektedir. Bu uygulamadan acilen vazgeçilmelidir. 

Bataklığa kurulan yeni hastanemize giden Çorumlu kardeşlerimiz göreceklerdir; ekili tarım arazilerinin ortalarında metrelerce dolgu yapılarak yollar inşa ediliyor. Ekinler ifsat edilerek, tarım arazileri katledilerek yeni beton yığınları inşa ediliyor. 

Alaca-Sungurlu yolunda kontrolden çıkan otomobil tarlaya uçtu Alaca-Sungurlu yolunda kontrolden çıkan otomobil tarlaya uçtu

Açılması yılan hikayesine dönen eski hastane binasının acilen faaliyete geçirilmesi gerekmektedir. Şehrin en pis havasının oluştuğu çökeltiye planlanan ve bataklığa saplanan yeni hastanenin deprem izalatörlerin olup olmadığı konusunda yetkililerden açıklama bekliyoruz. Deprem izalatörü yoksa deprem izalatörlü güçlendirilmesinin yapılması gerekmektedir.

‘BİR ŞEHRE ANCAK BU KADAR İHANET EDİLEBİLİR’
Eski İskilip yolunun genişletilmesi dururken, Altınbaş, Deliler, Ömerbey, Köprüalan köylerinin mümbit tarım arazilerinin ortasına bir hançer gibi saplanan yeni İskilip yolu ile yapılan katliama, yolun çevresinin imara açılarak bir katliama daha sebep olunmaması gerekiyor. Yeni İskilip yolu ile yeni hastaneyi planlayanların heykellerini şehir merkezine dikmek gerekir. Bir şehre ancak bu kadar ihanet edilebilirdi!
Yeni yapılacak imar planlarında depreme dayanıklı bina yapımına uygun ebatlarda ve şekillerde imar parsellerinin oluşturulması gerekmektedir.
İnşaat yapım aşamasında ise projelerin çizildiği, betonarme ve statik hesaplamaların yapıldığı mimar ve mühendislerimizin kullanmış olduğu farklı paket programlarının akredite olup olmadıklarını denetlemekle başlayıp inşaatın imalatı sırasında tüm imalatların denetlenmesi, şantiye şeflerinin şantiyelerde olup olmadığının denetlenmesi, yapı denetim firmalarının denetlenmesi, yapı denetim firmalarının çalıştırmış oldukları teknik personellerinin denetlenmesi elzemdir.

‘TAVİZSİZ DENETİM’
İnşaat imalatında görev yapan kalıpcı, demirci, tesisatcı, eletrikci, makinacının, inşaatlarda çalışanların  tümünün ayrı ayrı ve sürekli eğitilmesi gerekmektedir.

Tüm inşaatlarda inşaat başlamadan önce zemin sıkılaştırma, zemin iyileştirilmesi, drenaj yaptırılması, zeminin çok kötü olduğu yerlerde binanın kaç katlı olduğuna bakılmaksızın fore kazıklı temeller yaptırılması gerekmektedir.  

Beton santrallerinin kullandığı malzemelerin (kum, çimento, su ve diğer katkı maddelerinin) inşaatlarda kullanılan demirlerin Türk standartlarına uyup uymadığının denetlenmesi, hatta inşaata dökülen betonların sulanmasına, kalıplarının ne zaman sökülmesine varıncaya kadar sürekli denetimin yapılması gerekmektedir.

Velhasıl denetim ama gerçekten denetim yapılması gerekiyor. İnşaatın her safhasında ve tavizsiz denetim görevi bihakkın yerine getirilmelidir.”

Editör: Murat Karasu