Partisinin Çorum İl Başkanlığı açılış töreninde konuşan Türkiye İttifakı Partisi Genel Başkanı Sinan Oğan, Türkiye’nin bir erken seçime gidebileceğini söyledi.

'ERKEN SEÇİM OLABİLİR'

‘Cumhurbaşkanlığı seçimi 5 yılda bir yapılsa da biz bunun erken yapılacağı kanaatindeyiz.’ diyen Oğan; “Biz siyasette aktör olmak için varız. Tarafsız kalıp taraftarlarımızın bir kısmını Millet İttifakı’na, diğer bir kısmını da Cumhur İttifakı’na kaptırmak gibi bir niyetimiz yoktu. Türkiye’nin en önemli seçiminde bize bir görev düşmüşse bir köşeye çekilip biz oynamıyoruz deme şansımız yoktu. Dolayısıyla Cumhur İttifakı yada Millet İttifakı’ndan birini destekleyecektik. İki aşamalı bir süreçte hedeflerimizin önemli bir kısmına ulaştık. Önümüzdeki 4 seneyi doğru bir planlama ile geçirmek gerekirdi.  Evet  Cumhurbaşkanlığı seçimi 5 yılda bir yapılsa da biz bunun erken yapılacağı kanaatindeyiz.” diye konuştu.

‘SİYASETTE NESİL DEĞİŞİMİNİN ZAMANI GELDİ’

Türkiye İttifak Partisi’nin temel amacı Türk milliyetçilerinin tek çatı altında birleşmesi olduğunu ifade eden Oğan; “Amacımız, milliyetçi, muhafazakar kitlenin 2028 yılında Türk milliyetçisi Cumhurbaşkanı çıkarmasını sağlamaktır. Önümüzde büyük bir Turan ideali ve gerçekleşmesine adımlar kalmış, bir Turan hedefi var. Türkiye’yi Türk dünyası ile bir araya getirdiğimizde göreceksiniz ki Türkiye 2028 yılında bölgesinin lider ülkesi olacaktır. Siyasette nesil değişiminin zamanı gelmiştir. Türk dünyasını bilen, ömrünün büyük bir kısmı Türk dünyasında geçmiş, gençleri anlayan, Türkiye’yi geleceğe taşıyacak, yeni nesil kadrolarla bu ülkeyi yönetecek bir hareketi başlatmak için buradayız.” şeklinde konuştu

"2028'DE SAĞIN ORTAK ADAYIYIM"

Oğan, "İnşallah 2028'de sağın ortak adayı olacağım. Türk sağını birleştiren bir lider olarak Türkiye'yi yönetecek bir isim olma hedefim var" sözleriyle cumhurbaşkanlığı adaylığını da duyurdu.

2023 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçiminde neden Cumhur İttifakı’nı desteklediklerini anlatan Oğan, seçimi Kılıçdaroğlu’nun kazanması halinde ülkenin krize gireceğini belirterek, şunları söyledi;

‘KILIÇDAROĞLU KAZANSAYDI ÜLKE KRİZE GİRERDİ’

Halk Otobüsleri bayramda iki gün ücretsiz Halk Otobüsleri bayramda iki gün ücretsiz

“Biz ikinci turda hangi adayı destekleyeceğimize karar vermeden önce, seçimlerin ikinci tura kalacağını, seçimlerde Türk milliyetçilerinin kilit pozisyonunda olacağını, seçimlerde HDP'yi kilit olmaktan çıkaracağımızı ve seçimlerin merkezine Türk milliyetçilerini oturtacağımızı, seçimlerin ikinci turunda Türk milliyetçileri kimi desteklerse onun kazanacağı sözünü vermiştik. Biz Allah'a şükür bütün sözlerimizi sizin sayenizde gerçekleştirmiş olduk. Daha önce ifade ettiğimiz gibi tabanımızla bize oy ve imza veren arkadaşlarımızla elbette hepsiyle konuşmak mümkün olmasa da önemli bir kısmıyla yaptığımız istişarelerde ve bizim liderlerle yapmış olduğumuz görüşmelerde ortaya şöyle bir tablo çıktı; Millet İttifakı parlamento çoğunluğunu kazanamamış ve seçimlerin ilk turunda da mevcut Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 4-5 puan gerisinde kalmıştı. Her İki ittifakın da adayıyla görüştüm. Sayın Kılıçdaroğlu ile masaya oturduk. Kendisini desteklememiz karşılığında bize Cumhurbaşkanlığı yardımcılığı ve bakanlıklar önerdi. Biz de bu öneriler karşısında dedik ki bunlar ancak şahsi kariyer meselesidir. Bize ne vereceğiniz değil ülkeyi nasıl yöneteceksiniz dedim. Parlamento çoğunluğu Cumhur İttifakı’nda iken, sizin Cumhurbaşkanı olmanız durumunda ülkeyi nasıl yöneteceksiniz dedim. Zira artık başkanlık sistemi ile yönetilen bir ülkeyiz. Başkan kararnamelerinin mecliste reddedildiği bir ortamda bu ülke krize dedik. Kendisi de haklı olduğumuz söyledi. Biz bu yola girseydik seçimi Kılıçdaroğlu’na kazandırırdık ama ülkemiz krize girerdi. Ülke ekonomisi son 3 senedir 2023'te ifade etmiştim bunu, kötü yönetiliyordu ve maalesef ki ekonomimiz oldukça kırılgan bir noktadaydı. Siz ülkenin bir krize girmesini, parlamento ve Cumhurbaşkanlığı çatışmasıyla ülkede oluşacak bir krizi nasıl önleyeceksiniz' dediğimde, ‘Bunu önlemek maalesef ki mümkün olmayacak’ dedi. ‘Peki çözümünüz nedir’ dediğimde, cumhurbaşkanı seçildiği takdirde ülkeyi yeniden seçime götüreceğini ifade etti”

Kendileri için meselenin, ülkenin krize sokulmaması ve istikrarlı bir şekilde yürüyüşüne devam etmesi olduğunu aktaran Oğan, “Elbette ki Cumhur İttifakı'nın son 20 küsur yıllık iktidarında her şey günlük gülistanlık değildi, karar vermemiz çok kolay değildi. Ancak Erdoğan'la görüştüğümüzde, kendilerine sorun teşkil eden konuları ifade ettik ve kendileriyle bir mutabakat sağladık. Birinci mutabakatımız şuydu ki bugünlerde anayasa tartışmaları olduğu için ifade etmek istiyorum. Anayasanın ilk 4 maddesine dokunulmayacak. 66’ncı maddesindeki Türklük ifadesi olduğu gibi muhafaza edilecek. Bugünlerde bazı AK Parti’li yöneticilerinin anayasa tartışmaları ile ilgili farklı açıklamalarını duyuyoruz ve buradan kendilerine Cumhurbaşkanının bize verdiği sözü hatırlatmak isterim. Anayasanın ilk 4 maddesi neyin pahasına olursa olsun olduğu gibi kalacaktır. Hiç kimse anayasamızdaki Türklük maddesini çıkarabileceğini aklının ucundan bile geçirmesin. Onun dışında elbette ülkemizin daha modern, daha çağdaş ve daha pratik bir anayasaya ihtiyacı olduğunu hepimiz biliyor ve kabul ediyoruz. Onun dışındaki maddeler modern çağımıza ve modern Türkiye'ye uygun olarak yeniden ele alınabilir, bir mutabakat çerçevesinde elbette görüşülebilir, değerlendirilebilir” diye konuştu.

Altılı Masa'nın Türkiye’yi yönetme iktidarında olmadığını söyleyen Oğan, şunları kaydetti:

“Aldığımız kararı eleştirenler oldu, anlayışla karşıladık. Bizim kararımızı yanlış bulanlar oldu, anlayışla karşıladık ama maalesef ki iftiralarla da karşı karşıya kaldık. Türkiye'de bir kitlenin sosyal medya üzerinden geliştirmiş olduğu linç kültürünün son kurbanı bizdik. Sustuk, zamanını bekledik ve artık bundan sonra değerli arkadaşlar herkesin bizimle ilgili söylediği sözleri iki defa düşünmesini tavsiye ederim. Kim hangi dilden anlıyorsa o dilden cevap verilecektir. Biz bu bir sene şunun için sustuk, dedik ki olabilir, insanlar onların istemediği yönde aldığımız kararı kızgınlıkla yanaşabilirler, saygı duyarız ancak süreç bizim neden bu kararı aldığımız ve nerede durduğumuzu ortaya koyacaktır. Bugün gördük ki Altılı Masa Türkiye'yi yönetme iktidarında değilmiş. Biz bugün net bir şekilde görüyoruz ki, eğer biz Altılı Masa adayını destekleseydik ve cumhurbaşkanı seçtirseydik, Türkiye bugünlerde yeniden seçimi konuşuyor olacaktı. Türk ekonomisinde kriz olacaktı, Türkiye'de siyasal kavga giderek derinleşecekti. İnsanların bizim hangi noktada durduğumuzu anlamaya başladığı bir dönemdeyiz.”

Editör: Fatih Battar