Ünlü Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Yapı Kredi Bankası işbirliğiyle Cumhuriyet’in 100. yılına özel açılan “Bir İdealin Peşinde; Atatürk ve Alacahöyüksergini gezdi.

İstanbul Yapı Kredi Müzesi’nde cumhuriyetin ilk arkeolojik kazılarından örneklerin sergilendiği ve 235 orijinal eserin bir araya getirildiği sergiyi gezen Prof. Dr. İlber Ortaylı, ziyaretin ardından Hürriyet’teki köşesinde “Alacahöyük Sergisi” konulu yazı kaleme aldı.

İşte Ortaylı’nın o yazısı:

“Hatti (Hitit) kültürünün ne Mezopotamya ne de Akdeniz’deki diğer arkaik ve parlak uygarlıklara benzemeyen özellikleri vardı. Şu anda İstanbul Beyoğlu’ndaki Yapı Kredi Müzesi’nde ‘Atatürk ve Alacahöyük’ başlıklı sergi bu bölgeyi en esaslı ve en ilginç yönleriyle tanıtma peşinde. Bütün seramikler ve elektron dediğimiz altın, gümüş alaşımı süs eşyaları, Hatti idolleri bronz işçiliğinin zirvesi olarak seyredilebilir.

Atatürk 1937’de Alacahöyük’ü tanıdı. Hayatının geç döneminde bile Anadolu medeniyetinin bu ilginç safhasıyla ilgilendi. Aslında ilk kazılar daha evvelden başlamıştı. İstanbul âsâr-ı atîka uzmanlarından Theodor Makri Bey 1907 yılında kazılara başlamıştı.

1935 yılında Türk Tarih Kurumu Remzi Oğuz Arık ve Hamit Zübeyir Koşay Bey’i görevlendirdi. Bir filolog ve etnolog olan Kazan Tataristan’ı kökenli ve Macaristan’da doktora yapan Hamit Zübeyir (Koşay) Bey Alacahöyük’ü tarih sahnesine çıkaran öncü arkeologlarımızdan. Hatti (Hitit) kültürünün ne Mezopotamya ne de Akdeniz’deki diğer arkaik ve parlak uygarlıklara benzemeyen özellikleri vardı. Bugün bile bu yorumu yapmak çok zor ama Alacahöyük’ün girişindeki iki sfenksten başka hiçbir şeyin bilenmediği dünyada çıkanlar Eski Bronz Çağı dediğimiz dönemin daha yazı bile bulunmadan evvel ne kadar parlak örnekler verebileceğini gösteriyor.

Demirer güven tazeledi Demirer güven tazeledi

Anadolu’nun öncü olduğu devir aslında demir çağıdır. Bu büyük Hitit İmparatorluğu’yla Akdeniz ülkelerinin eski Ramses Mısır’ı başta olmak üzere Suriye’deki ve bölgedeki hükümetçikler arası savaşında da görülür. MÖ 2. bin yıl başları birdenbire yazılı kültür çağına giren Anadolu’nun sadece Hititçe değil komşu Sami kültürler için de önemli olan arşivleri ve tabletleri bugün hâlâ büyük ölçüde araştırılmayı bekliyor ve bu hazineler Türkiye’dedir.

235 ORİJİNAL ESER BİR ARAYA GETİRİLDİ

Yapı Kredi Bankası artık 20 yıla yakın bir süre klasik dünya tarihçiliğinin pek el atamadığı Likya, Pisidya, Karya gibi bölgeler dışında Hitit kültürünü de incelemeye, sergilemeye dikkat eden, personel ve bütçe ayıran bir kuruluş. Şu anda Beyoğlu’ndaki Yapı Kredi Müzesi’nde Atatürk ve Alacahöyük başlıklı sergi bu bölgeyi en esaslı ve en ilginç yönleriyle tanıtma peşinde. Küratör Nihat Tekdemir ve sanat tarihçisi Derya Sayın’ın rehberliğinde sergiyi gezdim. “Bir İdealin Peşinde: Atatürk ve Alacahöyük” adlı sergi kataloğu çok titiz biçimde hazırlanmış. Serginin bilimsel danışmanlığını yapan Tayfun Yıldırım’ı Anadolu arkeolojisi için önemli bir atılım olan Alacahöyük kazılarının başlangıç yılları üzerindeki giriş yazısı muhakkak okunmalı ve ardından sergi gezilmeli.

Bu serginin en önemli özelliği Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Alacahöyük Müzesi, Çorum Müzesi ve İstanbul Arkeoloji Müzesi’nden 235 arkeolojik ve etnografik orijinal eseri bir araya getirmesidir. İstanbullular için ne büyük bir hizmet. Galiba bir sergiden beklenecek en büyük başarı da budur. Bütün seramikler ve elektron dediğimiz altın, gümüş alaşımı süs eşyaları, Hatti idolleri bronz işçiliğinin zirvesi olarak seyredilebilir.

Hiç şüphesiz ki Ankara’daki Hitit Arkeoloji Müzesi Frigleri ve Urartuları da ihtiva ediyor. Neolitik çağdan (cilalı taş devri) başlayarak Roma-Yunan’a kadar eserler sergileniyor. Eski bronz çağı oradadır. Çorum Müzesi açıldı, aynı paraleldedir. Çankırı kazıları var. Vakti olanların, yolu düşenlerin, bu dönemle ilgilenenlerin muhakkak gitmeleri gereken müzeler.”

Editör: Murat Karasu