Hitit Üniversitesi tarafından Gençlik Sohbetleri’nin konuğu olan Timsal Karabekir, babası Kazım Karabekir’i anlattı.

Meslek Yüksekokulu Konferans Salonu’nda  "Dünü unutma, yarına hakkın olsun" konulu konferansta konuşan İstiklal Savaşı'nın kahraman komutanı Kazım Karabekir’in kızı Timsal Karabekir, 'Kars’ta bir muhtar paşa konağında bir yazı var: “Tarihini bilmeyenin coğrafyasını başkaları çizer.” Dolayısıyla evlatlarımızın da kendi tarihini en az bir tarihçi kadar bilmeleri zorunludur. Gençler birer Atatürk ve Kazım Karabekir olarak bu vatana sahip çıkacak. Ben buna yürekten inanıyorum” dedi

Çorumlu genç kız astım krizinden vefat etti Çorumlu genç kız astım krizinden vefat etti

Konferansta, Kazım Karabekir Vakfı Kurucusu Timsal Karabekir, kendi arşivinden seçtiği fotoğraflarla askerlik, Milli Mücadele yılları, savaşlarda yakınlarını kaybeden çocukları yetiştirmesi başta olmak üzere babası Kazım Karabekir Paşa’nın bilinmeyen yönlerine değindi.

"KAZIM KARABEKİR'İN YAŞADIĞI EN BÜYÜK ACI MONDROS OLDU"

 Kazım Karabekir’in yaşadığı en büyük acının Mondros Ateşkes Antlaşması olduğunu belirten Timsal Karabekir, konuyla ilgili olarak şu sözleri kullandı:
 “Kazım Karabekir, Reşit Paşa gemisiyle İstanbul Boğazı’ndan girdiği zaman gördüğü manzaradan dolayı çok acı çeker. Türk askeri “Çanakkale Geçilmez” diye destan yazmış ama uğursuz bir Mondros Ateşkes anlaşmasıyla Çanakkale geçilmiş. Babam, Reşit Paşa gemisiyle İstanbul’a girdiği zaman Tarabya önlerinde çok büyük bir acı çeker. Bir Türk gemisinde; İngiliz zabit Türk zabitine emir verir, “Bayrağını indir, yerine İngiliz bayrağını as” diye. Babam şahit olduğu bu an için “Hayatımda hiç bu kadar acı çekmemiştim.” derdi ve orada “Tek dağ mezar olana kadar çarpışacağım.” diye yemin etmiş.”
Kazım Karabekir, Kasım 1918 yılında İstanbul’a gelir gelmez yani 101 yıl önce bize önemli bir uyarıyı yapıyor. Harbiye Nazırı Abdullah Paşa’nın yanına çıkıyor. Bize şöyle aktardı: “Paşam, ben size doğuda Ermeni mezalimini içeren vesikalar gönderdim, niye bastırmadınız? İleride Ermeniler bunun tersiyle Türkleri suçlayacak.”

101 YIL ÖNCE YAPILAN BU UYARIYA KULAK VERSEYDİK BUGÜN BUNLARLA UĞRAŞMAYACAKTIK
Abdullah Paşa’nın ise gelen vesikalardan haberi yokmuş, babama “Buldurdum” demiş. Daha sonra bunlar risale olarak basılmış. Risaleler devletin bütçesinde yeterli para olmadığı için Fransızcaya çevrilip tekrar basılmamış. Eğer 101 yıl önce yapılan bu uyarıya kulak verseydik. Bugün bunlarla uğraşmayacaktık.

SARIKAMIŞ’TA 1 KURŞUN ATMADAN ÖLDÜLER DİYE HAKSIZLIK YAPIYORLAR
Sarıkamış’ta şehit olan 10 binlerce askere haksızlık yapıldığının altını çizen 82 yaşındaki Timsal Karabekir, “Babam Karabekir, ‘Hür öl, esir yaşama’ diyor. Esir yaşamanın ölmekten çok daha zor olduğunu söylüyor. Sarıkamış, hala yüreklerde o soğukluğu hissettirip, donduran bir acıya sahip. Sarıkamış’ta o kadar çok şehit vermişiz ki sayısını bir türlü tam olarak bilinmiyor. 90 bin diyorlar ama tam olarak belli değil. Şehitlerimize bir haksızlık yapılıyor. ‘1 kurşun atmadan öldüler’ diyorlar. Hayır, onlar Sarıkamış’ı Ruslara karşı savundular, artı Rusların İstanbul’dan girişlerini engellediler. Onlar görevlerini çok güzel yaptılar ve öyle şehadete erdiler. O kadar çok şehit vermişiz ki Osmanlı’nın ordusu adeta erimiştir. Çanakkale’de yeterli ordu bulunamıyor. O sene hiçbir okul mezun vermemiş. O gencecik, fidanlar genç yaşta bugün bizim buradaki rahatlığımız, mutluluğumuz için can vermişlerdir” dedi.

BABAM; ‘ALLAH BENİM GÖZÜMÜN GÖRDÜKLERİNİ DÜNYA ÜZERİNDEKİ HİÇBİR GÖZE GÖSTERMESİN’ DERDİ
Kazım Karabekir’in Erzurum’a girişte gördüğü vahşete ve dönemin Ermenileri tarafından Türklere yapılan işkencelere değinen Timsal Karabekir, “Kazım Karabekir birçok cephede düşmanla savaştı. Kendi kalemiyle kurtardığı yerleri çizmiştir. Erzincan, Erzurum, Sarıkamış, Kars ve ötesi olarak kurtardığı yerleri belirtiyor. Karabekir hatıralarında; ‘Erzincan’ı kurtardım, İstanbul kapıdan Erzurum’a girdim. Halk beni gülerek karşılıyordu. Dişlerini görebildiğim uzaklıktalardı. Biraz daha yaklaştığım zaman bir gariplik hissettim. Bu insanlar hiç kımıldamıyordu. Daha da yaklaştığımda dehşetle gördüm ki her biri canlı canlı Ermeniler tarafından kazığa oturtulmuştu. Allah benim gözümün gördüklerini dünya üzerindeki hiçbir göze göstermesin’ diyor” diye konuştu.

Program sonunda Vali Zülkif Dağlı, Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın ve Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk günün anısına Timsal Karabekir’e tablo hediye etti.

Bir 4 kişi ve yazı görseli olabilirBir 11 kişi ve kalabalık görseli olabilir