İnsan psikolojisi üzerine yapılan araştırmalar, bireyin mutluluk eşiğini belirleyen en temel unsurun aidiyet ve paylaşılan deneyimler olduğunu söyler. Modern hayatın getirdiği rutinler, zihnimizi konfor alanının güvenli ama bir o kadar da dar çemberine hapsederkenbizi bu çemberin dışına davet eden en güçlü çağrı yolda olmaktır. Ancak yolculuk, sadece bir noktadan diğerine gitmekle sınırlı bir yer değiştirme eylemi değildir. O, her adımda içsel bir keşfi, her yeni manzarada ruhun başka bir köşesini keşfetmeyi barındırır. Bu keşif sürecini asıl anlamlı kılan ise yolun kendisi kadar o yolda omuz omuza yürüdüğümüz kişilerin varlığıdır.
Neden yollara düşeriz? Kendimizi tanımadığımız bir coğrafyanın yabancılığı içinde daha net görebilmek bir sebep olabilir. Evimizden her gün yürüdüğümüz sokaklardan uzaklaştığımızda üzerimizdeki toplumsal rolleri, unvanları ve günlük kaygıları bir kenara bırakırız. Yeni bir dille, farklı bir mimariyle ya da binlerce yıllık bir tarihin sessiz tanıklığıyla karşılaştığımızda, verdiğimiz tepkiler aslında öz benliğimizin birer yansımasıdır. Bilinmeyen bir sokakta kaybolmak, aslında kendi içimizde henüz keşfedilmemiş patikalar bulmaktır.
Ancak bu yeni ben ile tanışmak bazen ürkütücü olabilir. Bilmediğiniz bir sınırın ötesinde ya da köklerinizin çok uzağında kendinizi yalnız hissedebilirsiniz. İşte tam bu noktada, yanınızda olan bir dostun varlığı, o yabancılık hissini güvenli bir limana dönüştürür. Ortak bir keşfin heyecanını paylaşmak, sadece bir anıyı biriktirmek yerine o anın ruhumuzda yarattığı dalgalanmayı bir başkasının kalbinde yankılanırken görmektir. Eş-düzenleme kavram tam olarak budur. Bir dostun bir bakışı, stresli bir anı bir kahkahaya dönüştürebilir.
Deneyimlenen uzak coğrafyalar dostluğun aynalıkgörevinihatırlatır. Bir sabah hiç bilmediğiniz bir gökyüzüne beraber uyanmak ya da akşam güneşinin battığı binlerce yıllık bir tepede birlikte olabilmek eşsiz deneyimlerdir. Bu anlar, kelimelere sığmayan bir teşekkürün sessiz cümleleridir. Modern dünyanın hızından çıkıp, tarihin tozlu sayfalarına benzeyen rotalara yönelmek, insanın psikolojik sağlamlığını artırır.
Seyahat arkadaşlığı, bir insanın en savunmasız ve en saf haliyle karşılaşmaktır. Yorulduğunuzda size destek olan bir el, acıktığınızda paylaşılan bir lokma ya da bir sonraki durağın heyecanını sizinle aynı tonda yaşayan bir ses, hayatın bize sunduğu en büyük lükstür. Bizler yolculuklarda sadece şehirleri ya da köyleri keşfetmiyoruz.Birbirimizin ruhundaki haritaları da yeniden çiziyoruz. Uyum denilen kavram, farklı pencerelerden bakıp aynı manzaradan keyif alabilme becerisidir.
Paylaşılan bu deneyimler, psikolojik sermaye olarak büyür. Yarın bir gün hayatın fırtınalı dönemlerinden geçerken sığınacağımız anılar olarak zihnimizde yer alır. Zihnimizde o ortak kahkahaların çınladığı bir sokağın hatırası, omuz omuza durduğumuz bir meydanın görüntüsü canlanacaktır. Yapılan araştırmalar, sosyal destek ağları güçlü olan bireylerin hayatın getirdiği travmalarla çok daha sağlıklı başa çıkabildiğini göstermektedir. Birlikte çıkılan her yolculuk, bu destek ağının ilmeklerini daha da sıkılaştırıyor.
Yolculuklar biter, pasaportlara damgalar vurulur, bavullar boşaltılır. Ancak o yolda size eşlik edenlerin bıraktığı izler kalıcıdır. İster dünyanın en modern şehirlerinde olun, ister medeniyetin başladığı topraklardaeğer yanınızda kalbinizin dilinden anlayanlar varsa, her yer evinizdir. Yol arkadaşlığı, insanın kendisine giden yolu kısaltır.
Ben de bu hafta hayatımın bu özel döneminde bana yoldaşlık eden, her keşfi bir bayrama çeviren canım arkadaşlarıma teşekkür etmek isterim. Beraber aştığımız yolların, birlikte kurup gerçekleştirdiğimiz hayallerin ve önümüzde duran yeni rotaların heyecanı yaşadığım ve bana yol arkadaşı oldukları için minnettarım.Çünkü biliyorum ki hayat sonunda nereye vardığımızla ilgilenmez. Yollar kimlerle yürüyüp kimlerle keşfettiğimizle anlam kazanır.Neşeleriyle, sabırlarıyla ve en önemlisi dostluklarıyla hayatımı güzelleştiren Berfin, Yağmur ve Asuman'a sonsuz teşekkür ederim. Doğru yol arkadaşlığınız, yolu değil bizi güzelleştiriyor. İyi ki varsınız.