İMVAK ile Türk Ocakları Çorum Şubesi, geçtiğimiz hafta hayatını kaybeden mütefekkir Prof. Dr. Hilmi Demir'in aziz hatırasını yaşatmak amacıyla mevlid-i şerif programı düzenledi.

I M G 20260731 W A0075

1994-2023 yılları arasında Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde görev yapan, Çorum Türk Ocağı’nın da Kurucu Şube Başkanlığını yapan Prof. Dr. Hilmi Demir için ikindi namazı öncesi Ulu Camii'nde mevlid-i şerif okutuldu.

I M G 20260731 W A0092

Mevlid programına Hilmi Demir'in oğlu Av. Oğuz Demir, Türk Ocakları Şube Başkanı Prof. Dr. İrfan Çağlar, İMVAK Mütevelli Heyet Üyesi Ali Ilıca, Zafer Partisi İl Başkanı Bedii Onan, Anahtar Parti İl Başkanı Nurullah Müstet, DP İl Başkanı Ahmet Damar, Kamu-Sen İl Temsilcisi, Türk Eğitim Sen Başkanı Abdullah Güdek, Türk Diyanet Sen Başkanı Metin Lale, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Bulut, Hilmi Demir’in dostları, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı.

I M G 20260731 W A0094

Mevlid programının ardından İMVAK ile Türk Ocakları Çorum Şubesi tarafından Prof. Dr. Hilmi Demir'in hayatı, akademik birikimi ve Çorum'a olan bağlılığının anlatıldığı ortak bir açıklama da paylaşıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

I M G 20260731 W A0098

‘ÖZVERİLİ KADRONUN NEFERLERİNDEN BİRİYDİ’

“İlimizde gazi Üniversitesi’ne bağlı İlahiyat Fakültesi açılması için 27 Eylül 1993 tarihinde öğrenci kayıtları başlamış, 17 Kasım 1993 günü resmi açılış töreni yapılmıştı. Fakültede ders vermek üzere akademik kadro oluşturulmaya başlanmıştı. Kendi hocalarını yetiştirmek amacıyla 1994 yılında araştırma görevlisi sınavı açılmıştı. Başarılı görülenler arasında her zaman birlikte olmuş ve dost kalmış Hilmi Demir, Kaşif Hamdi Okur ve Kadir Gürler üçlüsü de vardı.

Araştırma görevlisi olarak akademiye başlayanlar sadece akademisyen olarak kalmadı. Yeteri kadar idari personel olmaması nedeniyle Fakültenin her işiyle ilgilenmek zorunda kalıyordu. Malzeme taşıyor, kütüphane kuruyor, kayıtlar yapıyor kısaca ne iş olsa yapıyorlardı. O günün şartları öyle idi. Yeni bir yuva kuruluyordu. O kadro her türlü sorunu çözüyordu. İşte bu özverili kadronun neferlerinden birisi de Hilmi Demir idi.

ÇORUM’U ÇOK SEVİYORDU

Hilmi Demir, Çorum’u çok seviyordu. Çorum’a gönül bağı vardı. Hıdırlık’ta Kerebi Gazi Türbesi içerisinde medfun Tokat Başçiftlikli Nakşibendi tarikatına mensup Şeyh Hacı Salih Efendi’nin torunu idi. Dedesinin hizmet verdiği bir beldede akademik çalışma yapmak ona ayrı bir keyif veriyordu. Hatta çocuklarından Yiğit Alp’in doğumu öncesi “Çorum’a vefa borcum var” diyerek çocuğunun nüfus kaydına doğum yeri Çorum yazılsın diye ailesinin Ankara’ya gitme ısrarına rağmen doğumun Çorum’da olmasını sağlamıştı. O’nun için Çorum farklı bir anlam taşıyordu.

AKADEMİK KARİYERİ BAŞARILARLA DOLU

1969 yılında Tokat’ın Reşadiye ilçesinde doğan Hilmi Demir ilk, orta ve lise öğrenimini tamamladıktan sonra 1993 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun olmuştu. Yüksek lisansını Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde “Kuranda Akıl-Vahiy İlişkisi” konulu tezle 1996 yılında tamamlamıştı. Doktorasında Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “Delil ve İstidlalin Mantıki Yapısı” üzerine çalışıyordu. Danışman hocası Prof. Dr. Sait Yazıcıoğlu Fakülte Dekanı olunca işlerinin yoğunluğunu ifade ederek Prof. Dr. Nadim Macit’ten Hilmi hocanın tez çalışmalarına yardımcı olmasını istemişti. Nadim hocanın nezaretinde 2001 yılında başarılı bir şekilde doktorasını tamamladı. 2002 yılında Gazi Üniversitesi Çorum İlahiyat Fakültesi Kelam Anabilim Dalına Yardımcı Doçent olarak atandı. 2009 yılında doçent, 2014 yılında profesör oldu.

Çorum'da çarpışan iki otomobildeki 5 kişi yaralandı
Çorum'da çarpışan iki otomobildeki 5 kişi yaralandı
İçeriği Görüntüle

2002-2003 Eğitim Öğretim Yılında Kırgızistan’da Osh State University’de misafir öğretim üyeliği ve Felsefe Din Bilimleri Bölüm Başkanı olarak görev yaptı. O döneme ait bölgenin sıkıntılarından, yaptığı hizmetlerden çok bahsederdi. Oradaki çalışmaların zorluğuna rağmen ne kadar istekle ve keyifle görev yaptığını anlatırken hep duygulanırdı.

TÜRK OCAĞI'NIN KURUCU BAŞKANI OLDU

Akademik çalışmaları yanında Çorum İlahiyat Fakültesinde Dekan Yardımcılığı görevinde bulundu. 2004 yılında Çorum Türk Ocakları Derneği Kurucu Başkanlığı görevini üstlendi.

2014 yılından itibaren Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) bünyesinde görev aldı. 2020 yılında TEPAV bünyesinde kurulan Ortadoğu ve Orta Asya Araştırmaları Enstitüsü (TEPAV OAS) Direktörlük görevini üstlendi. 2023 yılından itibaren TOBB ETU Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde göreve başladı. Terör ve Radikalleşme uzmanı olarak 3 yıl süre ile Terörle Mücadele Dairesinde görev yaptı. 2024 yılında ise yeni kurulan Uluslararası Radikalizm Gözlemevi Derneği’nin başkanlığını üstlendi.

RADİKALİZMLE MÜCADELEDE ÖNCÜ İSİMDİ, TEHDİTLERE RAĞMEN YAZMAKTAN VAZGEÇMEDİ

Akademik yönden gözü pek, kalemi keskin birisi idi. Dini radikalizm, selefilik, mezhep çatışmaları, İŞİD hareketi gibi sıkıntılı konulara cesaretle girdi. Bu grupların fikirleri, düşünce yapıları, eylemleri hakkında yazılar yazdı. Bu çalışmaları sonunda üst seviyede tehditler alınca devlet kendisini güvenlik korumasına aldı. Bu süreçte ailesi çok zor günler geçirdi. Tehlikenin nereden geleceği belli değildi. Ama O, bildiği doğruları her ortamda anlatmaktan, her tarafta yazmaktan asla vazgeçmedi. Bunu ilme olan saygısı, devlete olan borcu, insanlığa olan sevgisi ile ifade ediyordu. Ülkesine ve milletine kendisini adayan bir serdengeçti gibi yaşadı.

YERİ ÇOK ZOR DOLDURULABİLECEK BİR AKADEMİSYENDİ

Prof. Dr Nadim Macit’in ifadesiyle; “Hilmi hoca, Türk milletinin tarihi ve kültürel değerlerine bağlı, tarihi süreçteki İslâmi yorumu esas alarak yeniden yorumlayan, İmam-ı Azam Ebu Hanife ve Maturidi geleneğini çağımıza taşıyan bir akademisyendi. Mütecessis bir yöntemle konunun arka planını anlamaya çalışıyor, söylenenden daha çok söylenmek istenenleri yakalıyordu. Türk milletinin temel sorunlarını dert edinen bunlara çözüm önerileri sunan bir anlatıma sahipti. Alana hakimiyeti, cesareti, kendine özgün hitabeti ile derdini çok uzaklara duyurabiliyordu. Bilginin gücünü kullanarak keskin dil kullanmıyor, sorunları ve çözüm önerilerini karşı tarafa dinletmesini biliyordu. Hilmi hocanın konuların üzerine cesaretle gitmesi, çözüm önerileri sunması, orta yolu tercih ederek herkesi kucaklamaya çalışması, aşırılıklardan uzak kalarak kimseyi de dışlamayarak bir masa etrafında travmalarla yüzleşmek gerektiğine dair yaklaşımları radikalizmden beslenen bazı mahfilleri rahatsız etti. Arkadaşımız bu sürecin büyük sıkıntılarını çekti. Ama ülkede pek çok şey açığa çıktı, tartışılır oldu. İnşallah Hilmi hocanın gayreti boşa çıkmaz. Hoca, yeri çok zor doldurulabilecek bir akademisyendi.”

HİTİT ÜNİVERSİTESİ'Nİ HER ZAMAN ÖN PLANDA TUTTU

İlahiyat Fakültesinde iken İMVAK tarafından yardım yapılacak öğrencileri tespit ediyor, onları baba şefkatiyle kucaklıyordu. Vakıfta halka yönelik konferanslar veriyor, akademik düzeyli tartışmalar açıyordu. Çok okuyor ve yazıyordu. Kurucusu olduğu Türk Ocağı Çorum Şubesi’nde defalarca konferans vermişti. Çorum’a olan gönül bağı hiç eksilmiyor hatta çıktığı televizyon programlarında başka üniversitelerde görev yapmış olmasına rağmen görev yerini Hitit Üniversitesi Öğretim Üyesi olarak yazdırıyordu. Hitit Üniversitesi ve İlahiyat Fakültesi’ni hep öne çıkartmak istiyordu.

İMVAK ve Türk Ocağı Çorum Şubesi olarak ülkemize ve milletimize büyük emek veren hocamızı saygıyla ve rahmetle anıyoruz. Ruhu şad, mekanı cennet olsun. Kıymetli ailesi başta olmak üzere sevenleri ve milletimizin başı sağ olsun.”

Muhabir: Murat Çetin