Şehir ve Bölge Plancısı Hasan Kiraz, Çorum Belediyesi tarafından Buharaevler Mahallesi'nde yaklaşık 96 dönümlük alana ilişkin hazırlanan imar planı revizyonuna yönelik değerlendirmelerde bulundu. Kiraz, planlama süreci, kullanım kararları ve yatırım ortamına ilişkin görüşlerini kamuoyuyla paylaştı.
Kiraz, imar planlarının bilimsel veriler doğrultusunda hazırlanması gerektiğini belirterek, yatırımcıyı teşvik eden ve öngörülebilir bir planlama anlayışının önemine dikkat çekti.
Konuyla ilgili Kiraz, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Çorum Belediyesi'nin Buharaevler Mahallesi'nde yıllardır beklenen yaklaşık 96 dönümlük alanın imar planını nihayet meclisten geçirmesi, bölge sakinleri ve arsa sahipleri açısından önemli bir gelişme olarak görülmeliydi. Ancak ortaya çıkan plan incelendiğinde, yatırımın önünü açan değil, yatırımcıyı yönlendiren ve hatta sınırlandıran bir anlayışın hâkim olduğu görülmektedir.
İmar planları şehirlerin geleceğini şekillendiren en önemli araçlardır. Ancak bu araç, yatırımcıyı cezalandırmak veya belli tercihlere zorlamak için değil, kamu yararını gözetirken özel mülkiyet hakkını da koruyacak şekilde kullanılmalıdır.
Yeni planda iki katlı ticaret alanlarının yanında özel hastane, özel okul ve özel sosyal tesis alanı ayrılmış durumda. Burada ilk sorulması gereken soru şudur: Bu kararlar hangi bilimsel verilere dayanıyor?
Örneğin Milli Eğitim Bakanlığı'nın ilde okul ihtiyacı analizleri vardır. Eğer devlet bu bölgede okul ihtiyacı öngörmüyorsa, özel sektör yatırımcısını 'buraya özel okul yapacaksın' anlayışıyla yönlendirmenin planlama mantığında karşılığı nedir? Özel okul ihtiyacını kim belirlemiştir? Hangi nüfus projeksiyonu, hangi öğrenci sayısı, hangi fizibilite çalışması bu kararı desteklemektedir?
Aynı soru özel hastane için de geçerlidir. Çorum'da gerçekten yeni bir özel hastane ihtiyacı mı doğmuştur? Bu ihtiyacın hangi sağlık istatistikleriyle ortaya konulduğu kamuoyuyla paylaşılmış mıdır? Şehir planlaması tahminlerle değil, verilerle yapılır.
Bir başka dikkat çekici konu ise Çorum Belediyesi'nin ilk kez bir imar planında özel sosyal tesis alanı işaretlemesidir. Belediye bunca sosyal tesis yapmışken hangi vatandaş çıkıp böyle bir yatırım yapacak acaba?
Madem şehirde özel okul, özel hastane ve özel sosyal tesisi gibi zorunlu ihtiyaçlar bulunuyordu, aynı anlayış neden kısa süre önce planlanan Çimento Fabrikası arazisinde uygulanmadı? Neden orada tamamen satılabilir nitelikte arsalar üretildi? Bugün Buharaevler'de yatırımcıya getirilen zorunluluklar neden o bölgede uygulanmadı?
Planlama kişiye, bölgeye veya döneme göre değişmez. Aynı şehir içinde iki farklı planlama anlayışı oluşursa bunun adı planlama olmaz.
En dikkat çekici hususlardan biri ise yıllardır bekleyen planın hazırlanış sürecidir. Sekiz yıldır üzerinde çalışıldığı söylenen bir planın, son aşamada bir hafta içerisinde alelacele tamamlanarak meclise sunulması kamuoyunda doğal olarak soru işaretleri oluşturmaktadır. Sekiz yıl boyunca çözülemeyen meseleler gerçekten bir haftada mı çözüldü? Yoksa süreç aceleye mi getirildi?
İmar planları sadece bugünü değil, onlarca yılı etkiler. Bu nedenle aceleyle değil, katılımcı ve bilimsel yöntemlerle hazırlanmalıdır.
Bir diğer önemli konu ise planlama araçlarının hukuki süreçleri etkilemek amacıyla kullanılmaması gerektiğidir. İmar planı, kamulaştırma davalarını düşürmek veya farklı hukuki sonuçlar doğurmak amacıyla şekillendirilemez.
Özellikle Buharaevler Mahallesi'nde sırf kamulaştırma davasını düşürmek amacıyla bölgeye adeta bir getto oluşturacak nitelikte kullanım kararları getirildiği yönündeki değerlendirmeler ciddi şekilde tartışılmalıdır. Şehir planlamasının amacı sosyal ayrışma oluşturmak değil, kent bütünlüğünü güçlendirmektir.
Bugün Çorum futbolunda tarihi bir başarı yaşadı. Şehir ilk kez Süper Lig heyecanını yaşıyor. Bu başarı; doğru planlamanın, doğru yönetimin ve uzun vadeli vizyonun sonucudur. Aynı vizyonun şehir planlamasında da görülmesini beklemek vatandaşların en doğal hakkıdır.
Çünkü şehirler yalnızca yollarla ve binalarla değil, doğru planlama anlayışıyla büyür. İmar planları yatırımcıyı korkutan değil, cesaretlendiren belgeler olmalıdır. Yatırımcının önüne sürekli yeni şartlar koyan değil, yatırım yapmasını kolaylaştıran bir anlayış benimsenmelidir.
Çorum'un geleceği; yasaklarla, zorlamalarla ve yatırımcıyı cezalandıran planlarla değil, bilimsel veriler ışığında hazırlanan, öngörülebilir ve adil planlarla şekillenmelidir. Aksi halde bugün Süper Lig'e çıkan bir şehir, yarın ekonomik ve mekânsal gelişimini sağlayamayan büyük bir kasabaya dönüşme riskiyle karşı karşıya kalabilir."




