Saadet Partisi Çorum İl Teşkilatı tarafından düzenlenen ‘Adalet Sofraları’ programı kapsamında iftar yemeğinde partililerle bir araya gelen Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, ABD-İran ve İsrail savaşına ilişkin yaptığı değerlendirmede; "Senaryo açık Türkiye ve İran’ı karşı karşıya getirmek istiyorlar. Türkiye ve İran’ı bir savaşa sokarak bölgeyi çok büyük bir kaosa geri dönülmez bir yola sokmak istiyorlar" dedi.

Saadet Partisi Çorum İl Teşkilatı tarafından geleneksel “Adalet Sofraları” iftar programı düzenlendi.

Yıldızpark Düğün Salonu’nda gerçekleştirilen programa Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın yanı sıra CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, Yeniden Refah Partisi Kocaeli Milletvekili Mehmet Aşıla, Belediye Başkan Yardımcısı Alper Zahir, Gelecek Partisi Genel Balkan Yardımcısı Rumi Bekiroğlu, Saadet Partisi İl Başkanı Şuayip Sarı, siyasi parti il başkanları, esnaf odaları başkanları, STK temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı.

Saadet Partisi İl Başkanı Şuayip Sarı; “Partimiz 60 yıldır farklı görüşteki partileri aynı masada toplama, aynı yemekte buluşma adetini bu yılda Türkiye genelinde ‘Adalet Sofraları’ adını verdiğimiz iftar yemeklerinde gerçekleştirmektedir. Öncülüğünü yaptığımız şey bu milleti ötekileştirmeden, ayrıştırmadan bir siyasi zemin oluşturmaktır. Çünkü vatanımız, milletimiz ve manevi değerlerimiz siyasi farklılıklarımızdan çok daha önemlidir.” dedi

Programda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, dünyada yaşanan gelişmelere ve Ortadoğu’daki gerilime değinerek, emperyalist müdahalelere karşı eleştirilerde bulundu.

Recep Gür, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki iftara katıldı
Recep Gür, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki iftara katıldı
İçeriği Görüntüle

Arıkan, "Vatanımız yüz yıllardır emperyalist güçler karşısında direnme gayreti içerisinde ve 400 yıldır bu direnç karşısında sırtımızı dayadığımız komşu olarak gördüğümüz İran’a büyük bir saldırı büyük bir kumpas kurulduğuna şahitlik ediyoruz ve bu süreçte ne Amerika, ne İsrail, ne uluslararası hukuku tanıyorlar ne sözleşmeleri tanıyorlar ne de Ramazan’ın mübarek ay olmasını dikkate alıyorlar. Müzakereler esnasında İran’ı bombalamakta emperyalist güçler, bir beyis görmüyorlar. Neymiş; ‘efendim İran’da kadınlar özgür değilmiş, kadınlara özgürlük getirmek için İran’a müdahale ediyorlarmış’. Bir ülkeye askeri müdahale saldırı yapılacağı zaman ilk saldıracak yer neresidir? Ya askeri üstler ya komuta kademesidir ya nükleer silah üretildiğini iddia ettikleri tesislerdir. Amerika İran’a saldırdığında ilk bombaladığı yer neresi oldu arkadaşlar, kız çocuklarının okuduğu bir liseyi bombaladılar. Yaşları 7 ila 15 yaş arasında değişen 168 tane kız çocuğumuzu katletmekte bir sakınca görmediler. Bir kez daha Amerika’nın İsrail’in ne kadar gayri ahlaki bir ülke olduğunu ne kadar Müslüman coğrafyası gündeme geldiğinde acımasız olduklarını bir kez daha görmüş olduk" diye konuştu.

"ABD VATANDAŞLARINI UYARDI, 1 SAAT SONRA FÜZE DÜŞTÜ"

ABD Büyükelçiliğinin Türkiye'deki vatandaşlarına uyarıda bulunduğunu ve sonrasında Türkiye'de füze düşürüldüğünü söyleyen Arıkan, "İran ile bizi karşı karşıya getirmek isteyen güçlerin provokasyonlarının devam ettiğini bugün yine gördük. Amerika Büyükelçisi bir uyarı yayınladı dedi ki; 'Güney Doğu Bölgesi’ndeki vatandaşlarımızın dikkatli olması gerektiğini' söyledi. Adana’daki Başkonsolosluğu’nun faaliyetlerini askıya aldıklarını söyledi. Personel ve ailelerinin bölgeyi terk etmesini söyledi. Bunlarla yetinmediler Türkiye ve Güney Doğu için vatandaşlarına seyahat etmeme tavsiyesinde bulundu Amerika. Ne tesadüftür ki, Büyükelçilik bu açıklamayı yaptıktan sadece 1 saat sonra yine İran’dan atıldığı iddia edilen bir füze etkisiz hale getirilerek topraklarımıza düştü. Tam da Amerika’nın bölgemizle alakalı çağrıda bulunduğu esnada böyle bir hadise gerçekleşti. Ama ne hazindir ki bu füze İran’ı geçiyor, Irak’ı geçiyor Suriye’yi geçiyor Türkiye’de düşüyor. Bunun hiç kimse tesadüf olduğunu bizlere anlatmasın. Aynı tezgahı 5 gün önce Hatay’da da yapmışlardı" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE VE İRAN’I KARŞI KARŞIYA GETİRMEK İSTİYORLAR"

Türkiye ve İran’ı karşı karşıya getirilmeye çalışıldığını aktaran Arıkan, şöyle devam etti;

"Senaryo açık Türkiye ve İran’ı karşı karşıya getirmek istiyorlar. Türkiye ve İran’ı bir savaşa sokarak bölgeyi çok büyük bir kaosa geri dönülmez bir yola sokmak istiyorlar. Türkiye’nin bu savaşta bir cephe olmasını istiyorlar. Çorum’dan ben bir kez daha söylüyorum. Bu hadisenin failleri bellidir arkadaşlar. Kim bu hadisenin failleri? Biri CIA’dır, biri MOSSAD’dır, biri Amerika’dır, biri İsrail’dir. Bu istihbarat işi arkadaşlar bu eli kanlı terör örgütü devletlerin tuzağına bizlerin düşmemesi gerekiyor. Türkiye elhamdülillah bu oyunları bozacak büyük bir kudrete fazlasıyla sahip. Komşularıyla çatışmak yerine bölgesel barışın adresi olabilmek için iktidarıyla muhalefetiyle bugün bir arada olmamız bu şer güce karşı bu emperyalizme karşı beraber mücadele etmek zorundayız.

Amerika İran’a otoriter ülke olduğu için mi müdahale etti? Sözde öyle ama asla öyle değil. Amerikan’ın bir ülkeye müdahale edebilmesi için bazı kısasları var. Bir o ülkedeki yeraltı kaynakları. Eğer yeraltı kaynakları Amerika’ya peşkeş çekilmiyorsa, Amerika oraya müdahale edecektir. Eğer Amerika istediği gibi üs kuramıyorsa Amerika oraya müdahale etme hakkını kendinde görür. Bunun dışında otorite varmış, demokrasi yokmuş Amerika için bunların zerre kadar önemi yok. Amerika’nın hedefi yeraltı kaynaklarının Trump’ın eline geçmesi ve büyük İsrail devletinin kurulmasındaki engellerin ortadan kaldırılması.”

‘DÜNYADA BÜTÜN RADARLAR HİPERSONİK FÜZELERE ODAKLANMIŞKEN, BİZDEKİ RADARLAR VATANDAŞIN CEBİNE KİLİTLENMİŞ DURUMDA’

Son günlerde tartışma konusu olan yeni trafik düzenlemesine de tepki gösteren Arıkan; "Dünyada bütün radarlar hipersonik füzelere odaklanmışken, bizdeki radarlar vatandaşın cebine kilitlenmiş durumda." dedi

Arıkan, trafik cezalarına yönelik düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde uzun tartışmaların ardından kabul edildiğini belirterek, “Muhalefetin büyük çaba göstermesine rağmen yeni bir trafik cezası düzenlemesi Meclis’ten geçirildi. Bu yasanın hazırlanması ve kabul edilmesi yaklaşık 4-5 ay sürdü. Ancak görüyoruz ki vatandaşın aleyhine olacak düzenlemeleri hayata geçirmek konusunda büyük bir kararlılık gösteriliyor. Ne yazık ki bu süreçte vatandaşın yükünü hafifletecek adımlar yerine, yeni cezalar gündeme getiriliyor. Dünyada bütün radarlar hipersonik füzelere odaklanmışken, bizdeki radarlar vatandaşın cebine kilitlenmiş durumda. El alem radar ekranlarında kıtalar arası füzeleri, bombaları takip ederken, biz radarla araç plakası kovalamanın derdine düştük. Efendim, araç ekranı fabrika çıkışlı olmazsa ceza yazılacakmış. Araç içi aksesuarlarla bunlar bütçe açığını kapatmaya çalışıyorlar. O kadar büyük açık var ki o kadar büyük sıkıntı içerisindeler ki vatandaşın cebini trafik cezalarıyla doldurma gayreti içerisinde oldular." şeklinde konuştu

Muhabir: Çorum Hakimiyet